NATO'da niçin olmalıyız -1-
Ankara’da gerçekleşecek NATO zirvesi öncesinde Türkiye’ye yönelik ilginin artması elbette sıradan bir gelişme değil.
Zirvenin Türkiye’de yapılmasından NATO’nun mevcut tablosuna, gücüne, güçsüzlüğüne kadar pek çok başlık altında yürüyen tartışmalar var. Her zaman olduğu gibi abartılı yaklaşımlar dikkat çekiyor. Özellikle de sosyal medya üzerinden yayılan “bilgi”ler, inanılmaz bir kafa karışıklığı yaratıyor.
Türkiye’de her dönem Avrasya hattına yönelik bir ilgi, beklenti ve arayış olmuştur. Bunların ideolojik olanları, siyasi parti olarak uzun zamandır yoluna devam ediyor. Diğer yandan çok yaygın ve tartışmalı bir tanımla, dünyanın kalbinin ekonomik ve teknolojik anlamda artık Pasifik’te attığını savunanlar var.
Buna karşılık bu zeminin iki ana aktörü olan Çin ve Rusya ile ilişkilerin geliştirilmesi üzerinden yürüyen “akraba” tartışmalar da var.
ABD VE NATO KARŞITLIĞI
Dünyanın pek çok açıdan yeniden düzenlendiği, yeni bir küresel düzenin ortaya çıktığını savunanlar arasında da Pasifik hattı veya Güney yarımküre adı altında tezleri öne çıkaranlar bulunuyor.
Bu tartışmaların her biri Türkiye’de gerçekleşecek NATO Zirvesi öncesinde hayli hararetlenmiş görünüyor. Zira bahsettiğim tezlerin önemli bir bölümünde ABD ve NATO karşıtlığı öne çıkıyor. Hatta bu karşıtlık, bu zeminlerin hayat bulma nedeni desek........
