Erdoğan'ın hikayesi neden farklı?
1 Ekim itibarıyla siyaset yeniden hareketlenecek. Meclisin yeni çalışma dönemi kadar, devam eden gündem başlıkları da var. Hoş, yaz aylarında da yoğunluk açısından durum pek farklı değildi.
Mayıs ayında ortaya çıkan mutlak butlan kararı, CHP’deki hareketlenmeler ve ardından ortaya çıkan bölünme yaz boyunca gündemin ilk sıralarında yer buldu. Bu halkaya Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın CHP’den istifasını da ekleyebiliriz. Birden fazla güç merkezi etrafında bu tartışmaların daha da hızlanacağını söyleyebiliriz.
Hepsinden ilginç olan, bu süreçlerin hemen tamamında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın belirleyici olduğu ve muhalif alandaki siyaseti de onun şekillendirdiği iddialarıydı. Türkiye, 150 yılı aşan parlamento deneyimi ve güçlü demokratik tecrübesiyle bölgesinde ve İslam dünyasında ender bir örnek. Böyle bir tabloda siyasi muhalefetin bütün hata ve zaaflarını iktidara, daha doğrusu Erdoğan’a yükleyerek tepki vermesi de en hafif ifadesiyle tuhaf.
Muhalefetin kendisine sorması gereken doğru soruları üretmeden, anlık ve üzerinde yeterince çalışılmamış hamleler yapması, zaten başlı başına bir zaaf alanı. Siyasi mücadeleyi sıradan ve yetersiz hamlelerle kazanmak ise nafile bir beklenti.
Muhalefetin her durumda suçladığı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın farkı tam da burada ortaya........
