Jeologlar komedyası
Sıcaklar yüzünden nefes bile alamayacak hâle gelmemiz kâfi gelmedi, üstüne bir de deprem derdi çıktı. Marmara, Adalar, Kayseri, Malatya ve daha birçok yer sallanıp duruyor.
Ama, Kandilli Rasathanesi neyse ki yüreklere su serpti. Geçen gün son depremler ile ilgili basit ve anlaşılır bir açıklama yapıp “Sarsıntıların odak mekanizmasının normal bileşenli oblik doğrultu atımlı olduğunun tespit edildiğini, kaynak mekanizmalarının birbirleriyle oldukça uyumlu çıkmasının bu depremlerin benzer bir faylanma geometrisi içerisinde geliştiğini” duyurdu.
Nasıl hemencecik anlayabildiniz değil mi? Ya odak mekanizması yamuk bileşenli ve konik atımlı olsaydı ve kaynak mekanizmaları da birbirleri ile uyumsuz çıkıp benzemez bir faylanma trigonometrisi içerisinde gelişselerdi hâlimiz nice olurdu?
Verilmiş sadakamız varmış; Allah, Türkiye'yi korumuş da böyle olmamış!
Deprem olur da sosyal medya gülü jeolog, sismolog, sedimantolog vesairemiz lâf etmeden dururlar mı?
Türkiye, hatırlarsınız, jeologların mevcudiyetinden 1999 depreminin hemen ardından, üstadların TV’lerde hiç durmadan arz-ı endâm etmeleri sayesinde haberdar olmuştu...
Önceleri, İstanbul’da 7’nin üzerinde bir deprem olacağını söyleyip milleti korkutmuş, “İstanbul bir-iki sene içerisinde mutlaka yıkılacak” demişler ama bekledikleri felâket bir türlü gelmemiş, bunun üzerine felâket tarihini beş-on sene daha sonraya götürüp hepimize hayat bağışlamışlar, bu dedikleri de çıkmayınca tahminî süreyi 40-50 yıla yaymışlardı.
Derken pandemi derdi geldi ve jeologlar ekranları doktorlara bıraktılar. Mevcudiyetleri tam unutulmak üzere idi ki pandemi sona erdi, sarsıntılar........
