İsrail'in yapay zekalı soykırım makinası
Amjad Al-Sheikh o gün Şucaiyye’deki evinde değildi. Yakındaki bir marketteydi.
Önce beş büyük patlama duydu. Patlamaların şiddeti marketin camlarını kırdı. Al-Sheikh koşarak ailesinin yaşadığı sokağa gitti. Ama ortada sokak kalmamıştı. Evler de yoktu.
Anlattığına göre birkaç dakika önce insanların yaşadığı mahalle, artık beton yığınlarından ve dev çukurlardan oluşuyordu. Her tarafta bağırışlar, duman ve enkaz vardı. İnsanlar elleriyle betonları kaldırmaya çalışıyordu.
Amjad da kazmaya başladı. Ailesini arıyordu. Eşi ve küçük kızı mucize eseri hayatta kaldı. Üzerlerine devrilen bir dolap onları enkazdan korumuştu. Ama Amjad’ın 11 yakını o saldırıda öldürüldü. Kardeşleri, kız kardeşleri ve onların küçük çocukları.
Gazze’de savaş başladığından beri yıkılan bina görüntülerini izlemek artık günlük rutinimiz olmuştu. Tüm şehirdeki binalar her gün onlarca kez büyük patlamalarla yerle bir ediliyordu. İçerideki insanların hayatları ile ilgili detayları pek bilmiyoruz. Savaş koşulları o kadar amansız ki bilgiler ancak bazı tanıklıklar sayesinde bizlere ulaşabiliyor. Çünkü orada yaşayan istisnasız herkesin ilk hedefi öncelikle hayatta kalabilmek.
Bir araştırma İsrail’in, binaları hedef almasının arkasında yapay zeka ile çalışan ve tamamen otomatik kararlar veren büyük bir sistem kurduğu ortaya çıkardı.
İşte bugün 972 Magazine ve Local Call tarafından yayımlanan bu kapsamlı araştırmaya bakacağız birlikte. Özellikle hedeflerin nasıl belirlendiğine, insanların nasıl takip edildiğine ve bir hedefi öldürmek için kaç sivilin ölümünün kabul edilebilir görüldüğüne ilişkin kurulan mekanizmanın varlığını birlikte irdeleyeceğiz.
Araştırma, Gazze savaşında görev yapmış altı İsrailli istihbarat görevlisinin ifadelerine dayanıyor.
Araştırmanın merkezinde ise İsrail ordusunun kullandığı ve “Lavender” adı verilen yapay zeka destekli hedefleme sistemi bulunuyor. Resmi olarak, Lavender sistemi, Hamas ve Filistin İslami Cihadı'nın askeri kanatlarındaki tüm şüpheli militanları, düşük rütbeliler de dahil olmak üzere, potansiyel bombalama hedefleri olarak işaretlemek üzere tasarlanmış bir yapay zeka sistemi.
İsrailli kaynaklar, savaşın ilk haftalarında ordunun neredeyse tamamen Lavender sistemine güvendiğini ve bu sistemin 37 bin kadar Filistinliyi şüpheli militan olarak ve evlerini olası hava saldırıları için hedef olarak belirlediğini söylüyorlar.
Sistem Gazze’de yaşayan insanların büyük bölümüne ilişkin çok geniş bir veri havuzunu analiz ediyor ve kişilerin Hamas ya da Filistin İslami Cihadı’nın askeri yapılanmalarıyla bağlantılı olma ihtimalini değerlendiriyordu.
Bir kişinin Hamas ile bağlantılı olma ihtimali belirli bir puana ulaştığında o kişi potansiyel hedef haline gelebiliyordu. Bu işi de işte yapay zeka destekli bir otomatik sistem yapıyordu.
Araştırmaya göre sistem savaşın ilk dönemlerinde yaklaşık 37 bin Filistinliyi şüpheli örgüt mensubu olarak işaretlemişti. Bunların önemli bir bölümünün düşük rütbeli ya da sıradan örgüt mensubu olduğu varsayılıyordu.
Bu noktada Lavender’ın neden geliştirildiğini anlamak önemli. Biraz açalım.
İsrail ordusunda geçmişte bir kişinin insan hedefi haline getirilmesi yani ortadan kaldırılacak hedef olarak görülmesi ayrıntılı bir istihbarat süreci gerektiriyordu. Bir istihbarat görevlisinin hedef hakkında çeşitli kaynaklardan bilgi toplaması, kişinin gerçekten askeri örgüt mensubu olduğunu doğrulaması, görevini ve önemini belirlemesi, nerede yaşadığını tespit etmesi ve saldırı yapılacağı sırada nerede olduğunu doğrulaması........
