menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İsrail'in GEO hamlesi

107 0
11.10.2026

Birkaç ay önce bu köşede “Algoritmaların hafızasında Türkiye” başlıklı bir yazı yazmıştım. Yapay zekanın dünyayı nasıl öğrendiğini, hangi kaynaklardan beslendiğini ve özellikle ülkeler hakkındaki bilgileri hangi perspektiften ürettiğini ele almıştım.

O yazıda üzerinde durduğum temel mesele şuydu.

Dünyada milyarlarca insanın bilgiye ulaşma biçimi değişiyor ve bu yüzden de ülkelerin kendilerini dünyaya anlatma yöntemleri köklü bir dönüşüm geçiriyor. Artık bir ülke hakkında insanların zihnindeki bilgi kadar, yapay zeka sistemlerinin o ülke hakkında ne bildiği de önem taşıyor. Hatta insan zihnine bu bilgiyi yeniden öğretecek ölçüde güçlü bir önem.

Mesela Türkiye’nin Kıbrıs politikasını ya da Afrika’daki faaliyetlerini, İsrail’in Gazze’de yaptığı soykırımı ya da daha eskilere dayanan herhangi bir tarihsel meseleyi dünyanın herhangi bir yerindeki insanın hangi kaynaklardan öğrendiği üzerine çok acil düşünmemiz gerektiğini söylemiştim.

Çünkü artık insanlar bu soruların cevaplarını çoğunlukla arama motorlarında onlarca sayfayı dolaşarak aramıyor. ChatGPT’ye, Gemini’a veya Claude’a soruyor.

O gün özellikle İsrail’in bu alandaki faaliyetlerine dikkat çekmiştim.

Aradan geçen birkaç ayda ortaya çıkan belgeler ve araştırmalar meselenin düşündüğümüzden çok daha kapsamlı olduğunu gösteriyor. Somut ve net bir şekilde ortaya konuyor.

The Guardian, Axios ve Drop Site News tarafından yayımlanan araştırmalar, İsrail’in yapay zeka sistemlerinin ürettiği cevapları etkilemek amacıyla kurduğu organizasyonu ayrıntılarıyla ortaya koyan haberler yayınladılar. Gördüğümüz tabloda milyonlarca dolarlık bütçeler var, teknoloji şirketleri var ve akademik araştırma kılıfında hazırlanan sahte içeriklerden oluşan geniş bir ağ var.

Birlikte inceleyelim...

Ağustos ayında The Guardian oldukça ilginç bir araştırma yayınladı. Araştırmaya göre, Hanover Institute for Public Policy adında ve kendisini Amerikan düşünce kuruluşu olarak tanıtan bir internet sitesi yalnızca dokuz gün içerisinde 124 araştırma raporu yayımlamıştı. Toplam 560 bin kelimeden fazla içerik yani. Ve bu kuruluşun araştırmacıları, adresi veya kurumsal geçmişi hakkında neredeyse hiçbir bilgi bulunamıyordu.

Buna karşılık raporlar oldukça profesyonel hazırlanmıştı. Akademik bir dil kullanılıyor, BM belgelerine, insan hakları kuruluşlarına ve çeşitli araştırmalara atıflar yapılıyordu.

Rapor ve araştırma başlıkları ise tam tahmin ettiğiniz gibi: İsrail Gazze’de soykırım yapıyor mu? Filistinliler topraklarından sürüldü mü? İsrail savaş suçu işledi mi?

Gördüğünüz üzere bunlar milyonlarca insanın yapay zekaya sorabileceği türden sorular. Zaten çalışmanın mantığı da burada ortaya çıkıyor. Önce insanların yapay zekaya yönelteceği sorular belirleniyor. Ardından bu sorulara cevap verecek şekilde hazırlanmış içerikler özenle internete yerleştiriliyor. Araştırmacı sahte, araştırmadaki kaynaklar sahte, veriler sahte, tanıklar sahte, her şey sahte. Bu kadar çok metin yayınlayabilmelerinin nedeni de bunları yapay zeka robotlarına yazdırmalarından kaynaklanıyor.

The........

© Habertürk