Powell'dan 'çakma', M7'den fire, piyasada kırılma
Kritik çarşamba geride kaldı ama geride bıraktığı tablo, sıradan bir piyasa hareketinden çok daha fazlasını anlatıyor. Hafta başında çizdiğimiz “üçlü kıskaç” senaryosu, tüm bileşenleriyle devreye girerken, piyasaların yönünü aşağı çevirmesi de bu yüzden sürpriz olmadı. Çünkü bu kez mesele sadece faiz, sadece bilanço ya da sadece jeopolitik risk değildi; hepsi aynı anda, aynı yönde baskı kurdu.
● Fed’in kendi içinde görüş ayrılığı derinleşti.
● Siyasi baskı somut bir sürece dönüştü.
● Şirket bilançoları beklentiyi taşımakta zorlandı.
● Ortadoğu’da savaşın barometresi yeniden yükseldi.
Ve sonuçta piyasa, üçlü kıskacın dörde çıkmasının ortak etkisiyle kırıldı.
Powell’dan veda değil, açık uyarı
Jerome Powell bu toplantıda klasik bir merkez bankası başkanının sınırlarında kalmadı; aksine görev süresinin sonuna yaklaşırken kuruma yönelen baskıları doğrudan tarif eden, hatta yer yer sertleşen bir dil kullanarak tarihe not düşülecek mesajlar verdi. Bu yönüyle konuşma, bir veda metninden çok, bir “kurumsal savunma” metni niteliği taşıyordu.
Powell’ın kendi ifadeleriyle:
● “Fed’in bağımsızlığının risk altında olduğunu düşünüyorum.
● Yönetimin Fed’e karşı attığı adımların eşi görülmemiş nitelikte olduğunu söyleyebilirim ve bu durumun kurumu yıpratmasından endişe duyuyorum.
● Fed’e yönelik bu tür saldırıların devam edebileceğine dair yaygın endişeler var ve biz kararlarımızı kamu yararını gözeterek almaya devam ediyoruz.
● Asla bir ‘gölge başkan’ gibi davranmam, böyle bir rolün kurumun işleyişine zarar vereceğini düşünüyorum.
● Başkanlık görevim sona erdikten sonra bir süre daha yönetim kurulu üyesi olarak devam etmeyi planlıyorum ve bu süreçte daha düşük profilli ama yapıcı bir rol üstleneceğim.
● Warsh’un bağımsız hareket edeceğine dair verdiği sözlere inanıyorum, ancak bugün kendisine herhangi bir tavsiyede bulunmayacağım.
● İstihdam piyasasının şu anda enflasyonun temel kaynağı olduğunu düşünmüyoruz, ancak enflasyonun beklediğimiz gibi davranmadığını da açıkça görüyoruz.
● Nötr faiz oranına oldukça yakın olduğumuzu düşünüyoruz ve gerektiğinde faiz indirimi ya da artırımı için sinyal vermeye hazırız.
● Petrol fiyatlarındaki şokun ABD üzerindeki etkisi Avrupa ve Asya’ya kıyasla daha sınırlı olabilir, ancak bunun hiç etkisiz olacağını da söyleyemeyiz.”
Bu cümlelerin toplamı bize şunu söylüyor: Powell artık sadece para politikasını değil, Fed’in bağımsızlığını savunuyor ve bunu da açıkça yapıyor.
Fed içinde 32 yıl sonra gelen çatlak
ABD merkez bankası politika faizini %3.50–3.75 aralığında sabit tutarken, kararın arka planı çok daha kritik bir tabloyu ortaya koydu. Çünkü bu karar, yüzeyde istikrar mesajı verirken, derinde ciddi bir görüş ayrılığına işaret ediyor.
● Oylama 8’e karşı 4’le sonuçlandı.
● Bu, 1992’den bu yana Fed içinde en yüksek muhalefet.
● Politika yönüne dair net bir uzlaşma yok.
Bu tablo, Fed’in artık tek sesli bir kurum olmadığını ve belirsizliğin yalnızca ekonomik verilerden değil, doğrudan kurumun içinden de üretildiğini gösteriyor.
Siyaset sahaya indi: Warsh süreci
Kevin Warsh için Senato alt komitesinden çıkan 13’e karşı 11’lik sonuç, sürecin kritik eşiğinin aşıldığını ortaya koyarken, bundan sonrası için takvim de oldukça netleşmiş durumda.
● Senato genel oylaması 11 Mayıs’ta olacak.
● Ardından Başkan Donald Trump'ın onayına sunulacak.
● 15 Mayıs’a yetişme ihtimali yüksek.
Powell’ın açıklamaları yanında, karar almada parçalanma gösteriyor ki, siyasi etki artık Fed’in içine doğrudan girdi ve piyasa açısından yeni bir belirsizlik katmanı oluşturdu. Önümüzdeki süreçte bunun yansımalarını göreceğiz.
Bilançolar güçlü ama piyasa ikna olmadı
Teknoloji devlerinin açıkladığı sonuçlar, kârlılık açısından bakıldığında zayıf değildi ancak piyasa artık yalnızca gerçekleşen rakamlara değil, geleceğe dair hikâyeye odaklanıyor.
Alphabet net karını %81 artırdı ve görece daha olumlu ayrıştı ve de prim yaptı.
Amazon’un kar artışı %77’yi buldu.
Meta ilk çeyrek karını %61 artırdı.
Microsoft’un kar artışı %23 oldu.
Şirketler kârlarını önemli oranda artırmasına rağmen, piyasanın verdiği tepki sınırlı kaldı ve hatta bazı alanlarda negatif ayrıştı. Günün sonunda Muhteşem 7 Grubu %0.39 değer kaybederken Nasdaq 100 Endeksi %0.58 arttı.
Bu da bize şunu anlatıyor: Yatırımcı artık yalnızca bilanço okumuyor, aynı zamanda riskleri fiyatlıyor.
Jeopolitik gerilim son darbeyi vurdu
Zaten kırılgan hale gelmiş olan piyasa dengesi, Ortadoğu’daki gelişmelerle birlikte daha da zorlandı ve fiyatlamalar hızla yön değiştirdi.
● Petrol fiyatı 120 dolara yükseldi.
● ABD 10 yıllık tahvil faizi yeni bir sıçramayla %4.52’ye çıktı.
● Dolar güç kazandı ve Dolar Endeksi %0.36 primle 98.945’e çıktı.
● Risk iştahı belirgin şekilde zayıfladı. Altın fiyatları %0.73 daha geri gelerek onsu 4561.82 dolara indi.
Bu tablo, finansal koşulların sıkılaştığı klasik bir kırılma sürecine işaret ediyor ve piyasanın neden aşağı yönlü tepki verdiğini de net biçimde açıklıyor.
Kırılma bir tercih değil, zorunluluktu
Ortaya çıkan tabloyu tek cümlede özetlemek mümkün:
● Siyaset devreye girdi.
● Şirketler beklentiyi taşıyamadı.
● Ve Ortadoğu’da tansiyon yükseldi.
Bu üç gelişme aynı anda yaşandığında, piyasanın farklı bir tepki vermesi zaten beklenemezdi. Bu nedenle yaşanan hareket geçici bir dalgalanma değil, daha derin ve yapısal bir sürecin ilk sinyali olarak okunmalı.
Son söz: “Merkez bankacılığının en büyük gücü bağımsızlığıdır, kaybedildiğinde geri kazanılması zordur.” Paul Volcker
