menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Fon + Ponzi = Fonzi : Değirmenin suyu nereden?

87 0
previous day

Finans piyasalarında bazen bir olayı anlatmak için onlarca sayfa mevzuat, bilanço ve teknik açıklama gerekir. Bazen ise tek bir kelime, tartışmanın kapısını açmaya yeter. Fon piyasasında yaşanan son gelişmeler için “Fonzi” kelimesi benim de aklıma yatıyor.

Sistem Ponzi’ye benziyor ama yatırım fonlarıyla yapılan bu versiyonu pekâlâ Fonzi olabilir.

Ponzi kelimesiyle fon kelimesinin yan yana gelmesinden türeyen bir sözcük. Ben ilk önce Prof.Dr. Celali Yılmaz’ın yazısında rastladım.

Ponzi ile Fonzi arasında pek bir fark yok, sadece bir harf farkı var. Ponzi, yeni yatırımcılardan gelen parayla eski yatırımcılara ödeme yapılan bir dolandırıcılık modelidir. Fon piyasasında yaşananlara bakınca benzerlikler dikkat çekiyor. Nitekim Adalet Bakanı Akın Gürlek de soruşturmayla ilgili açıklamasında vatandaşların birikimlerini hedef alan “Ponzi benzeri yöntemlerden” söz etti.

Toplum olarak Ponzi örneklerinin farklı ve çarpıcı versiyonlarını geçmişte çokça yaşadık. Mesela Banker Kastelli bu oyunu 9 yıl arayla tekrarladı bile. İlki para bankerliği, ikincisi de gayrimenkul projeleri üzerindendi.

Fonzi’de atlanan soru

Bu seferki, 1987’den beri hayatımıza girmiş ve büyük bir skandala konu olmamış yatırım fonları üzerinden geldi. Nitekim Türkiye’de ilk yatırım fonları 1987 yılında kurulmuştu.

Şimdi ise 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiyesi gündemde. Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarına göre bu fonlardaki tekil yatırımcı sayısı 455 bin 758 kişi.

Geçmişte olduğu gibi, Fonzi’de de yine temel bir soru atlandı: Bu değirmenin suyu nereden?

Fonun gösterdiği getiri gerçekten ekonomik değer üretiminden mi kaynaklanıyor, yoksa fonun içindeki varlıkların fiyatlanması, işlemleri ve likiditesi nedeniyle farklı bir görüntü mü ortaya çıkıyor?

İşte yatırımcının sorması gereken soru budur.

Nitekim SPK da 18 Eylül tarihli açıklamasında, bazı fonlarda düşük fiili dolaşım oranına sahip paylarda şirketlerin temel finansal büyüklükleri ve ekonomik gerçeklerle açıklanamayacak fiyat hareketleri görüldüğünü, ilişkili taraflar arasındaki teminatsız borçlanmaların ve olağandışı fiyat hareketlerinin sistemik risk yaratabildiğini belirtti.

Finans piyasalarında en tehlikeli cümlelerden biri “Bu fon hep kazandırdı”dır.

Bir fonun geçmişte sürekli kazandırması, gelecekte de aynı sonucu vereceği anlamına gelmez. Hatta olağanüstü yüksek ve istikrarlı getirinin kendisi, yatırımcı için daha fazla soru sorma nedeni olmalıdır.

Hanehalkının 4. büyük yatırım aracı

Çünkü Türkiye'de artık fon piyasasında yaşanan herhangi bir sorun, yalnızca birkaç portföy yönetim şirketinin veya birkaç fonun problemi değil.

Fon piyasası büyüdü. Hem de çok büyüdü. MKK verilerine göre yatırım fonlarında bakiyeli yatırımcı sayısı 6 milyona, fonların toplam piyasa değeri ise 11 trilyon liraya........

© Habertürk