Grinin elli tonu değil, Ankara’nın tek tonu
Ankara, simülasyonun içinde simülasyon yaşayan, mantığın bittiği yerde bürokrasinin başladığı bir “Stratejik Karargah”tır.
Ankara’da otobüs beklemek, sadece ulaşım tercihi değildir; bir sabır testidir. O körüklü otobüsün içine 150 kişiyi sığdıran “Ankara fiziği”, Einstein’ın görelilik kuramını her sabah yeniden yazar. Şoförün “Arkaya doğru ilerleyelim beyler!” nidası, aslında toplumsal bir dayanışma çağrısıdır. O otobüsün içinde herkes eşittir; genel müdür de oradadır, 10 yıl sefalet çekmiş yiğit de. Çünkü Ankara ayazı şoförün insafına, vatan ise o otobüsteki sessiz çoğunluğun sabrına emanettir.
Günümüz Ankara’sında “strateji” artık sadece kozmik odalarda değil, Aspava masalarında dönüyor.........
