Gölgenin ardındaki hakikat; Kırılan hayaller mi, yoksa çelikleşen iradeler mi?
Bugün toplumun bir kesimi, önüne konulan her engelde “yıkıldım” edebiyatı yaparken; sessizce, adressizce ve kimsesizce omuzlarında koca bir on yılı taşıyanların hikayesi henüz yazılmadı. Sokakların ayazında, izmarit dumanına sığınan o yalnızlık, aslında bir “ceza” değil, bir “arıtma” sürecidir. Çünkü hayat, en ağır derslerini sınıf tahtalarında değil, kaldırım taşlarında verir. O taşlarda yürümeyi değil, o taşlara tutunarak hayatta kalmayı öğrenen bir iradenin karşısında hangi “zihni bozuk” plan durabilir?
Modern insan, adaleti sadece mahkeme salonlarındaki tokmak sesinde arıyor. Oysa........
