Evliysen, önce evine sadık kal! Mutsuzsan boşan, ama asla aldatma!
Toplumu ayakta tutan en önemli değerlerden biri güvendir. Güvenin temelinde ise dürüstlük, sadakat ve sorumluluk vardır. Evlilik, yalnızca iki insanın aynı çatı altında yaşaması değil; birbirine verilen sözün, kurulan güvenin ve üstlenilen sorumluluğun adıdır.
Bu nedenle kadın ya da erkek fark etmeksizin, evliliği devam eden bir insanın yeni bir ilişkiye başlaması, duygusal veya fiziksel bir bağ kurması ya da medeni durumunu gizleyerek başka bir insanın hayatına girmesi; ona umut vererek zamanını, duygularını ve güvenini istismar etmesi sadece bireysel bir tercih değildir. Bu; etik, ahlaki, hukuki ve dinî yönleri olan ciddi bir sorundur.
Ne yazık ki bazı insanlar evli olduklarını en başta söylemiyor. Önce güven oluşturuyor, duygusal bağ kuruyor, karşı tarafı kendisine bağlıyor; sonra da “Aslında ben evliyim.” itirafında bulunuyor. İşte bu noktada yalnızca bir gerçek gizlenmiş olmuyor; karşı tarafın özgür iradesi de elinden alınmış oluyor. Çünkü birçok insan gerçeği baştan bilse o ilişkiye hiç başlamayacaktır.
Bunun içindir ki sohbet platformlarında bile birçok kişi öncelikle şunu soruyor: “Evli misin, yoksa bekar mı?” Çünkü İnsanlar sadece bir ilişki aramıyor; dürüstlük ve güven arıyor.
Peki ya gerçeği öğrendikten sonra ilişkiye devam eden kişi?
İşte burada da bilinçli bir tercih başlıyor. Evli olduğunu bile bile bir ilişkiyi sürdürmek artık sadece “aşk” diye açıklanamaz. Çünkü o kişi, devam eden bir evliliğin gölgesinde yaşamayı, ikinci insan olmayı ve yedek kulübesinde beklemeyi kabul etmiş olur.
Bazıları bunu, “Aşkın önüne geçilmez.” diyerek savunuyor. Oysa aşk, sadakatsizliğin mazereti değildir. İnsan kimi seveceğini her zaman seçemeyebilir; ancak o ilişkiyi sürdürüp sürdürmemeyi seçebilir. Duygular kendiliğinden doğabilir, fakat davranışlar iradeyle şekillenir. İşte tam da burada irade ile nefs arasında bir tercih başlar.
Evli bir insanın eşi dışında biriyle ilişki yaşamasının adı sadakatsizliktir. Evlilik devam ettiği sürece bunun adı aldatmadır. Bunu romantikleştirmek, “yasak aşk”, “büyük sevda” ya da “gerçek aşk” gibi ifadelerle süslemek gerçeği değiştirmez.
Sevgi bu kadar basit değildir. Evli birini sevmek, sevginin daha büyük ya da daha gerçek olduğu anlamına gelmez. Gerçek sevgi; dürüstlük, emek, fedakârlık, saygı ve sorumluluk ister. Başkasının gözyaşı üzerine kurulan bir ilişki, ne kadar yoğun yaşanırsa........
