menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Nilgün Varol röportajı

5 0
23.05.2026

Haberton.com’un bugünkü röportaj konuğu, müziğe çocukluk yıllarından beri tutkuyla bağlı olan başarılı sanatçı Nilgün Varol. Trakya ezgilerinden Türk Sanat Müziği’ne uzanan yolculuğunu, kendi bestelerini ve yeni şarkısı “Gün Geçer”in hikâyesini konuştuk.

Müzik kariyeriniz nasıl başladı?

Ben bir Trakyalıyım ve Trakya’da doğmaktan her zaman gurur duyan biriyim. Müzikle, sanatla ilgili tüm enerjimin de bu toprakların o meşhur 9/8’lik ritminden kaynaklandığını düşünüyorum. Çocukluğumda köyde, tarlada, kasabada her fırsatta müzik, dans ve tiyatroyla iç içeydim; tabiri caizse sanatın her alanında “tüm tuşlara bastım.” Ancak profesyonel anlamda kırılma noktam, 17 yaşımda İstanbul’a gelişim ve ardından Üsküdar Musiki Cemiyeti’nde aldığım 3 yıllık Türk Sanat Müziği eğitimi oldu. Hayat mücadelesi içinde bir dönem İSMMMO Dostlar Korosu ile türküler söyleyerek kendi tarzımı ve tavrımı yeniden keşfettim. Bu köklü eğitimler ve sahne deneyimleri, beni bugünkü profesyonel müzik kariyerime taşıyan en güçlü temeller oldu.

Müzik sizin için bir çocukluk hayali miydi? Yoksa gençlikte evrildiğiniz bir alan mı?

Kesinlikle çocukluktan gelen, ruhuma işleyen bir hayaldi. En büyük tutkum her zaman Türk Sanat Müziği’nin o inanılmaz güzel eserleri oldu. Hatta ilkokulda topluluk önünde söylediğim ilk şarkı Bülent Ersoy’dan “Biz Ayrılamayız”dı. Lisedeyken de ilk bestem olan “Geceler”i yapmıştım ve tüm okul tarafından sevilmişti. Tabii hayat her zaman sadece hayallerle ilerlemiyor; bir yandan da kendi ayaklarınızın üzerinde durma mücadelesi veriyorsunuz. Gençlik yıllarım meslek sahibi olma telaşıyla geçti, meslektaşlarımın ne demek istediğimi çok iyi anlayacağı o zorlu süreci tek avazda geçerek Serbest Muhasebeci Mali Müşavir oldum. Bugün de yabancı, saygın bir kurumda mesleki kariyerime devam ediyorum. Müzik benim için sonradan evrilen bir alan........

© Haberton