menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Arafat Diriliştir… Beyaz Kefenle Hakikate Yürümektir.

5 0
latest

Arafat… Sadece bir mekân değil; insanın kendi hakikatiyle yüzleştiği büyük mahkeme. Sadece bir vakfe değil; ömrün muhasebesi. Sadece bir ibadet menzili değil; kulluğun ete kemiğe büründüğü ilahi bir çağrı…

Kelime kökü itibariyle “bilmek”, “tanımak”, “idrak etmek” manalarına gelir Arafat. İnsan orada Rabbini tanımadan önce kendi acziyetini tanır. Çünkü insan, ancak kendi fakrını idrak ettiğinde sonsuz kudretin sahibini anlayabilir. Tasavvuf ehlinin asırlardır tekrar ettiği o hikmet de tam burada mana bulur:

“Men arafe nefsehu fekad arafe Rabbehu.” “Kendini bilen Rabbini bilir.”

Bu yüzden Arafat; modern dünyanın rakamlara, protokollere, sınıflara ve unvanlara hapsettiği insanın bütün sahte kimliklerinden soyunduğu yerdir. Orada ne makamın konuşur ne servetin ne de soyadın… Beyaz ihramın içinde herkes aynı hakikatin önünde diz çöker:

“Ey insanlar! Şüphesiz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık…”

— Kur'an-ı KerimArafat, insanın “sahip” olmaktan vazgeçip “şahit” olmaya çağrıldığı yerdir. Kendine şahit… Nefsine şahit… Yalanlarına şahit… İçinde sakladığı karanlığa şahit…

Belki de bu yüzden Resûlullah(sav)“Hac Arafat’tır.” buyurmuştur. Sünen-i Tirmizî

Çünkü Arafat olmadan hac; ruhunu kaybetmiş bir yolculuğa dönüşür. İnsan orada kendi iç kıyametini koparamıyorsa, kıyametin provasını yapamıyorsa; geriye........

© Habername