Alev Topuna Dönüşen Öfkemiz...
Bazen insan nereden başlayacağını bilemez. Söylenecek söz çoktur ama kelimeler yetersiz kalır. İnsanlığın vicdanını uyandırmak için yüzlerce âlim, fikir adamı ve bilim insanı konuşmuş, yazmış; fakat yine de dünya çoğu zaman zulmün karşısında suskun kalmıştır. Böyle bir tabloda insan kendi kendine soruyor ;Onların başaramadığını ben nasıl başarabilirim?
Yine de susmak mümkün değildir.
Ruhumuz ve kalbimiz birlikte titriyor. Ahlâktan yoksun, kalleşçe yürütülen bir savaşın karşısında adeta ellerimiz bağlanmış gibi, yaşananları çaresizce seyrediyoruz. İçimizde kopan fırtınalar, vicdanımızın itirazı ve kalbimizin haykırışı kalemi elimizden düşürmüyor.
İman sahibi bir insanın olup bitene kayıtsız kalması mümkün değildir. Safımız bellidir. Hak ve hakikat adına bir hayat yaşamak isteyen herkes, içinde bulunduğu zamanı ve kendisini yeniden sorgulamak zorundadır. Böyle anlarda insan, kendi iç dünyasında bir muhasebe yaparken adeta bir muharebe meydanında olduğunu fark eder.
Bugün İslam coğrafyasının parçalanmış hâli ve sergilenen zafiyet, vicdan sahibi herkesi derinden yaralamaktadır. Yeryüzünde yıllardır yaşanan katliamlar, savaşlar ve acılar artık birer haber başlığı gibi geçip gitmemelidir. Çünkü her birinin arkasında paramparça olmuş hayatlar vardır.
O masum çocukların feryadı…Annelerin çaresiz çığlıkları…Evlatlarını koruyamamanın........
