menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Canlı Bedenler, Ölü Beyinler: Dijital Zombiler Çağında "Beyin Çürümesi" ve Yapay Zeka Tuzağı

17 0
01.09.2026

Gördüklerimiz, duyduklarımız, yaşadıklarımız, hasılı etrafımızda olan biten her şey bizi korkutan, endişelendiren bir manzarayı gözler önüne seriyor. Geleceğimiz, nesillerimiz ve evlatlarımız adına umutsuzluk girdabına sürükleniyoruz. Bir videoda geçen “beyin ölümü” kavramı üzerine tefekkür ettiğimizde, tehlikenin boyutunun ne denli devasa olduğunu ve tüm insanlık için nasıl vahim bir sürece işaret ettiğini idrak etmekteyiz.

"Oğlum Burada mısın?" ve "Masadaki Telefon"

Geçenlerde duyduğum iki çarpıcı hadise, içimi cız ettirdi ve uçurumun kenarında olduğumuzu bana bir kez daha gösterdi. İlk olayda, 16 katlı bir apartmandan annesiyle aşağı inen bir delikanlı, annesinin "Oğlum, evde masanın üstünde telefonu unuttum, bakar mısın?" ricası üzerine eve çıkar. 5-10 dakika sonra geri dönen genç, "Anne, evet... Telefon masanın üstünde duruyor" der. Çocuk telefonu orada görmüş ancak annesinin "git ve onu alıp getir" şeklindeki temel mantıksal komutunu eyleme dönüştürememiştir. Beyin durmuş, mekanizma çalışmamaktadır.

Çocuk, annesinin o telefonu kendisine getirmesini istediğini, o komutun arkasındaki "git ve onu alıp getir" mantığını kuramamıştır. Telefonun orada olduğunu fiziken görmüş ama eyleme geçme refleksini inşa edememiştir. Beyin durmuş, mekanizma çalışmamaktadır. İşte Beyin Çürümesi (عَفَنُ الدِّمَاغِ) ya da modern zamanların en acı gerçeğiyle Dijital Zombileşme (التَّزَمْبُتُ الرَّقْمِيُّ ) tam olarak budur. Ayaktayız, yürüyoruz, nefes alıyoruz, hatta elimizdeki akıllı cihazlarla dünyayı yönettiğimizi sanıyoruz; ama içeride beyin ölüdür. Canlı bedenler içinde yaşayan ölü zihinlere dönüştürülüyoruz.

İkinci olayda ise, bir dost meclisinde bir saattir telefonu elinden düşürmeyen gence babası yaklaşır ve "Oğlum, burada mısın?" diye sorar. Genç ekrandan gözünü ayırmadan "Buradayım baba" yanıtını verince babası şu acı tespiti yapar: "Hayır evladım. Cismin burada ama aklın, ruhun o cam kutunun içinde geziniyor. Biz burada seninle bir muhabbet arıyoruz, sen o kutuda ne arıyorsun?".

Beyin Çürümesi (Brain Rot) ve Sonsuz Kaydırma

Oxford Sözlüğü'nün 2024 yılında "yılın kelimesi" seçtiği "brain rot" (beyin çürümesi) kavramı, tıbbi organik bir hastalık değil; zihinsel bir felç halidir. Sosyal medyanın 30 saniyelik dikey videoları ve "sonsuz kaydırma" (infinite scroll) algoritmaları, beynimizi adeta haşlanmış bir patatese çevirdi.

Artık insanlar bilgiye derinlemesine ulaşmıyor, bilginin altından öylece kayıp gitmesine izin veriyor. Bir haber okuyor, 30 saniye sonra ne okuduğumuzu unutuyoruz. Bir tartışmanın ortasındayken, az önce neye kızdığımızı dahi hatırlamıyoruz. Çünkü zihin; eleştirel düşünme, muhakeme etme ve neden-sonuç ilişkisi kurma refleksini tamamen yitirmiştir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), "Kişinin malayaniyi (kendisini ilgilendirmeyen, faydasız şeyleri) terk etmesi, İslam'ının güzelliğindendir" (Tirmizî, Zühd, 11) buyurmuştur. "Malayani" artık sadece bir kavram değil, cebimizde taşıdığımız 24 saatlik bir meşgale. Haberleri takip ettiğimizi sanıyoruz, Fakat bugün bizler, telefonun peşinde koşarken zihnimizi 24 saatlik bir çöp kutusuna dönüştürüyoruz. Zombileşmek tam da budur; bakarsın ama göremezsin, komut verilir ama eyleme geçemezsin, bilginin derinliğine ulaşmak yerine altından kayıp gitmesine izin verirsin.

Yapay Zeka: Kurtarıcı mı, Cellat mı?

Düşünmekten ve muhakeme etmekten aciz hale geldiğimiz bu dijital konfor alanında imdadımıza yapay zeka yetişiyor. Her şeyi ona soruyor, kararlarımızı algoritmaların eline bırakıyoruz.

Peki yapay zeka bizi kurtaracak bir yardımcı mı, yoksa beyin ölümümüzün faturasını kesen bir cellat mı?.

Aklı ile düşünenler için cevap çok açıktır: Eğer yapay zekayı kendi zihnimizi tembelleştiren, "nasıl olsa o düşünüyor, benim yorulmama gerek yok" diyerek irademizi devrettiğimiz bir koltuk değneği olarak kullanırsak, bu dijital teknoloji beyin çürümesini durduran bir ilaç değil, tam aksine akli melekelerimizi çürüten ve beyni zombileşme sürecini tamamlayan dijital bir morfin olur. Bu durum........

© Habername