Akademide Adalet ve Kültür, Ahlak, Vakar Nedir, Ne Olmalıdır? : Üniversite Kültürü, Ahlak ve Geleneği Üzerine Bazı Düşünceler
Bugün sizinle 40 yıla yaklaşşan akademik hayatıma ve akademiye dair, içerden biri olrak sohbet etmek, dertleşmek istiyorum. Bu uzun süreçte çok şey gördük, duyduk, işittik, anladık, anlattı, hasılı bir insan olarak her türlü süecei yaşadık.
Şu sorularla başlayaım sohbetimize..
Bir üniversite nedir?
Üniversiteni bir kültür ve geleneği var mıdır?
Bu soruların cevabı olarak çoğu insanın aklına üniversite binaları, kütüphaneler, diploma törenlerini, akademsiyenler gelir. Oysa üniversite ve akademisyen, bunların çok ötesinde bir şeydir, daha doğrusu bir başka şey olmalıdır.
Genel anlamda Üniversite; bir toplumun düşünce ufkunu şekillendiren, bilginin üretildiği ve kuşaktan kuşağa sabırla aktarıldığı bir medeniyet kurumudur. Bu yüzden bir üniversitede yaşanan her olay, ne kadar küçük görünürse görünsün, yalnızca idari bir mesele olarak değerlendirilemez. Her olay aynı zamanda o kurumun akademik kültürünün, değerlerinin ve ruhunun bir yansımasıdır.
Bu gerçeği unuttuğumuz anda üniversiteler birer diploma fabrikasına dönüşür. İçleri boşalır. Duvarları kalır, ruhu gider.
Akademik Yönetimin İnce Dengesi
Üniversite yönetimi, klasik bürokratik yönetimle karıştırılmamalıdır. Çünkü akademisyenler bir kurumun sıradan çalışanları değildir; onlar bağımsız düşünce üreten, yıllarını araştırmaya ve öğretmeye adamış bilim insanlarıdır. Bu fark, yöneticiden beklenen tutumu da kökten değiştirir.
Bir akademik yöneticinin başarısı tek bir soruya verilen cevapta saklıdır:
Kararlar alınırken herkes kendisini adil bir ortamın içinde hissediyor mu?
Bu soruya "evet" denilebiliyorsa, o kurumda güven duygusu güçlenir; akademisyenler üretir, gelişir, kuruma aidiyet hisseder. Ama cevap "hayır"a kayıyorsa, dikkat edin: küçük meseleler zamanla büyük kırılmalara dönüşür. Başlangıçta bir iletişim eksikliği gibi görünen şey, ilerleyen süreçte kurumsal bir yaraya dönüşebilir. Ve bu yaralar çoğu zaman dışarıdan görünmez; içten içe kanar.
Akademisyenin En Büyük Sermayesi: İtibar
Bir akademisyenin hayatı sessiz bir emekle geçer.
Uzun yıllar süren eğitim, gece geç saatlere kadar okunan metinler, yazılan makaleler, hazırlanan dersler, yetiştirilen öğrenciler, katılınan sempozyumlar…
Bunların çoğu dışarıdan bakıldığında görünmez. Toplumun gözünde akademisyenlik zaman zaman mütevazı, hatta sıradan bir meslek gibi algılanır. Oysa bu sessiz ve sabırlı emek, gerçekte son derece değerli bir birikim inşa eder.
O birikimin adı itibardır.
İtibar, bir akademisyen için makamdan da önemlidir, unvandan da. Çünkü makam verilir ya da alınır; unvan kazanılır ya da yitirilir. Ama itibar, yıllar içinde........
