menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

MEVLİD-İ ŞERİF ve KANDİLLER BİD’AT MIDIR!

8 0
25.08.2026

Odaklandığımız özcü nazarlarımızı zenginleştirerek Mevlid’e, kandillere ve sair Müslüman kültür ve tarih tecrübesine çok boyutlubakışlar geliştirmek zorundayız. Kaynak saftır,temizdir lakin umum için ulaşılmazdır. Din; dil, edebiyat, musiki, mimari, örf-adet vs. özetle kültür vasıtasıyla hayatın, insanın ve toplumun kılcal damalarına kadar sirayet eder ve kalıcı hale gelir. “Kaynak”la irtibat elbette her daim diri tutulacak,kanallardan, tesisattan halka ulaşan suya kir, mikrop (şirk) karışıp karışmadığı her daim kontrol edilecek, tedbir alınacaktır. Ama “Mevlid de kandil de neymiş, bunlar hep bid’attır”, diyerek vasıtalar büsbütün itibarsızlaştırılmayacak. “Hz. Peygamber döneminde mevlid mi, kandil mi vardı” diye Müslüman kültüre düşmanlıkla, Mescid-i Nebevi böyle miydi diye Selimiye Camii’ne kazma kürekle girmek arasında çok fark yok aslında.

Modern dönemde bize büsbütün yabancı kaynaklardan beslenen ve oldukça revaç bulan, alternatiflerini yok eden bir şebeke ağı mevcut zaten. Yılbaşı, anneler günü, babalar günü, sevgililer günü,evlilik ve sünnet törenleri, tüketim eğlence… Her kültür unsuru neşet ettiği inanç ve değerlerin bir taşıyıcısı ve aşılayıcısıdır. Toptan kültür ve gelenek düşmanı olan özcü ve bid’atçı yaklaşımlar, artık her şeyiyle yeni nesilleri avucuna alan modern şebekenin taşıdığı ifsat kültürüne karşı Müslüman toplumu ve nesilleri büsbütün savunmasız hale getirmektedir.

Vehhabi dönem Mekke’si bu zihniyetin timsali gibidir. Kendine özgü tevhid anlayışı ve özellikle bid‘at karşıtlığı temelinde, 18. asırda Güney Hicaz’da neşvu nema bulan Vehhâbî zihniyet, Müslüman kültüre ait pek çok unsuru........

© Habername