menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

KRİTİKTEN TEFEKKÜRE: Görev ve Sorumluluk Analizi-1

7 0
14.09.2026

Bir toplum nasıl olur da herkesin avazı çıktığı kadar "hakkını" haykırdığı, fakat kimsenin dönüp kendi "sorumluluğunu" üstlenmediği bir alacaklılar ordusuna dönüşür? Bu yazı dizisinde; aileden devlete uzanan bu kitlesel körlüğü kadim ahlak terazisiyle analiz etmeye çalışacağız inşallah.

Eskiden cemiyet nizamını ayakta tutan asıl omurga, herkesin önce kendi mesuliyetine odaklandığı sahici bir vazife şuuru idi.

Peki, insan münasebetleri ne ara bu denli savrulup katmanlar birbirine karıştı?

Tamamen karşı tarafın gönüllülüğüne ve ihsanına bağlı bir jest, hangi ara mutlak bir "alacak hakkı" gibi hoyratça talep edilir oldu?

Hayatın tabii akışını taşıyan karşılıklı akılcı iş birliği ve gereklilikler, ne vakit "mevzuatta yok, mecbur muyum?" tembelliğine kurban edildi?

Muhatabın haline hürmet eden o ince yerindelik ve edep, ne zamandan beri kaba bir hak arama nobranlığıyla çiğnendi?

İşin acısı, bu çarpıklık diğer yönden de aynı pervasızlıkla işliyor: Kişinin zaten yapmak zorunda olduğu en asgari taban vazifesi, karşı tarafa lütfedilmiş muazzam bir "kahramanlık ve fedakarlık" gibi pazarlanıyor.

Daha da vahimi, bu sistemik krizde artık herkes kendi kusuruna kusursuz bir kılıf bulabiliyor. En bariz görev kaçışları, en haksız beklentiler ve en kırıcı tavırlar; allanıp pullanmış bir ilkenin, kutsal bir kavramın veya kadim bir doğrunun ambalajına sarılarak meşrulaştırılıyor.

Bugün yaşanan asıl tıkanma, işte bu çok katmanlı terazi bozulmasıdır: Gereklilik ve nezaketi buharlaştırıp jestleri gasp edilmiş bir hakka dönüştürmek; taban vazifeleri ise lütuf diye satıp her iki nobranlığı da süslü kavramlarla maskelemek.

Hakikat son derece nettir: Hukuk hakları tespit eden asgari normdur; ahlak ise sorumlulukları yükleyen tavan normdur. İnsanı ve münasebetleri ayakta tutan şey kuru hak iddiaları değildir; ahlakın alanına giren ve........

© Habername