RAMAZAN, SEVİNÇ VE DUA ÜZERİNE...
Tekrarlanan bir dünyada yaşıyoruz. Yaşayan görürmüş ya, Mevla nasip etti bu sene de gördük ramazanı. Psikoljinin en temel ilkelerindendir tekrar etmek. Pekiştirmek istediğimiz her şeyi tekrar ederiz. Tekrar etmediğimiz, unuttuğumuz, hayatla barıştırmadığımız her alışkanlğımız bir müddet sonra beyin tarafından çöp addedilip, kullanılmıyor dolayısı ile işe yaramıyor diye atılır.
Akil baliğ olduğumuz andan itibaren kimbilir kaçıncı kez tekrarlandı mübarek ramazan ve içinde getirdiği rahmet pınarları. Her sene üstelik otuz gün olarak arak arkaya yapılması farz kılınan geride bıraktığımız bu güzel günler manzumesi alışkanlıklarımızı oturtmak, yenilenmek, yeniden kendimizi karşımıza alarak kendimizle konuşmamıza sebep olan en nadide zaman dilimlerindendir.
Yetişmek lütuf, yaşamak bahtiyarlık, af ve mağfirete erişmek ise Mevla’nın kuluna en güzel hediyesidir. Öyleyse;
Kadir gecesini gördük, yaşamanın anlamının farkına vararak, çok kişi göremedi. Ramazanın birinci günü dahil içinde sair zamanlarda bir çok tanıdığım dünyaya veda ettiler. Yaşlı da değillerdi. Elden ne gelir, sayılı gün tamamlanmışsa.
Yaşlanmaktan korkarız ölmekten de keza öyle. Her ikisinde de ne ve nasıl olacağız soruları ağır basar. Binbir türlü yüzü ile hangi safha bize ne getirir bilmiyoruz. Beklemek ve görmek arif insanın yapacağı şey. Ramazan içinde barındırdığı çokça güzellik, rahmet, bereket, şefkat, sadaka ve zekatıyla vereni de alanı da sevindirdi. Kimbilir hangi ihtiyaç........
