menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

FİNLANDİYA SEYEHATİMİZ VE BİR ANALİZ- 1

7 0
13.10.2026

1/ Ekim- 2026/ Perşembe günü, aylar önceden planladığımız Finlandiya seyahatimize Ankara’dan başladık ve ; 15.05’de İstanbul Hava limanından aktarmalı olarak Helsinki Havalimanına 18’30’da Rabbimin lütfuyla vasıl olduk. Kıymetli evladım Bilal, annesiyle bizleri alarak, takriben dokuz aydır bizim onları, biricik yavrularım, çocuk yaşta gurbet dide olan üç erkek torunum, Yusuf Taha, Selim, Ertuğrul ve gelinimi, onların da bizi özledikleri bir süreçte hasretle birbirimize sarıldık, koklaştık, duygusal süreçler yaşadık. Filhakika, hayatın kendisi gurbet. Biz ebediyet yurdunun sakinleri olarak zaten bu dünyaya birer gurbetzede olarak geldik. Kimimiz anadan babadan, kimimiz yardan yarandan, kimimiz candan canandan, kimimiz ciğerparelerimiz evlad u iyalden ayrı kalarak gurbet içinde bir başka gurbet yaşıyoruz. Nitekim, ben de annemden babamdan ve çocuklarımdan ayrılarak 20/ Haziran 1982/ tarihinde görevle Hollanda/ Venlo’ya, takriben dört yıl bu ülkede, gurbet diyarında din görevlisi olarak Müslüman kardeşlerimize hizmete gelmiştim. Bugün kendisi ve çocukları gurbeti yaşayan oğlum Bilal, 1984’ün 20/ Ekiminde gurbet yurdunda, Hollanda/ Venlo’da dünyaya gelmişti. Doğduğu coğrafya, kuzey batı Avrupa ( Finlandiya) ona yeni bir gurbet diyarı, istikbal mücadelesinin farklı bir mekanı olmuştur. O, bazı yaşıtlarının, hatta ondan çok genç delikanlıların, çorapsız ayakkabı, daracık pantolon giyip nasıl edindikleri meçhul servetleriyle özel uçak ve yatlarda gününü gün eden bir çoğu gayr- i ahlaki ve gayr-i insani hayat tarzını benimsemiş, ülkede edindikleri ( meşru, gaye-i meşru) servet ve şöhret gibi bir imkana,........

© Habername