KURTULUŞ NE ZAMAN? - 1
Miladi 2026 yılının ekim, Hicri 1448 yılının Rebiyülahir ayındayız.
Takvimler değişiyor, asırlar birbirini kovalıyor; nesiller geliyor, nesiller gidiyor. Fakat insanlığın bazı kadim dertleri bir türlü bitmiyor: Savaş, zulüm, haksızlık, kan ve gözyaşı…
Tarihin hangi sayfasını açarsak açalım, karşımıza bunlardan biri çıkıyor. Harplerin hiç yaşanmadığı, zalimlerin hiç bulunmadığı, insanların birbirlerine haksızlık etmediği uzun devirler bulmak neredeyse mümkün değil. Değişen sadece zulmün şekli, savaşın silahı, ölenlerin sayısı ve zalimin adı oluyor.
Kılıcın yerini tüfek, tüfeğin yerini top, topun yerini füze, füzenin yanına insansız hava araçları ve akıllı silahlar aldı. Fakat akan yine insan kanı, ağlayan yine analar, yetim kalan yine çocuklar…
Uzağa gitmeye gerek yok. Daha dün ve bugün yaşananlara bakalım:
Rusya-Ukrayna Savaşı… Aynı coğrafyanın, birbirine tarihî ve kültürel bağlarla bağlı iki halkı yıllardır birbirini öldürüyor. Yüz binlerce insan hayatını kaybetti veya yaralandı; milyonlarca insan yurdundan oldu. Sadece iki ülke değil, savaşın ekonomik ve siyasi sonuçları sebebiyle bütün dünya zarar gördü.
İsrail’in Gazze’de yürüttüğü savaş ve Gazze halkının maruz kaldığı büyük yıkım… Ardından Lübnan, Suriye ve İran’a uzanan saldırılar ve çatışmalar…
İsrail ile İran arasında doğrudan savaşa dönüşen çatışmalar ve ABD’nin de müdahil olduğu askerî hesaplaşmalar…
Biraz daha geriye gidelim:
İran-Irak Savaşı… Sekiz yıl boyunca iki Müslüman ülkenin evlatları birbirini öldürdü; yüz binlerce insan hayatını kaybetti.
Sovyetler Birliği’nin Afganistan’ı işgali…
ABD öncülüğündeki güçlerin Afganistan ve Irak........
