“YIKILMADIK AYAKTAYIZ”
Türkiye’nin son günlerde konuştuğu en mühim mevzulardan biri de Milli Futbol Takımımızın 2026 dünya kupasında aldığı beklenmedik sonuçlar oldu. Büyük umutlarla, devasa hayallerle gittiğimiz ABD de kocaman bir hüsran kasırgasına tutulduk. Okyanusun dalgaları umut gemimizi alabora etti. Hayal ne kadar büyük olursa hüsran da o denli büyük oluyor. Millet olarak zaten hisleri/duyguları yoğun olan bir yapımız var. Bu sebepten sürurumuz da kederimizde; aklı mantığı öne alan, duyguları ikinci planda çalışan milletlerden (Bunların /ekserisi/ batı medeniyetine mensup halklardır) çok yüksektir.
KUPADA NELER YAŞANDI?
Milli takıma (yöneticilere, futbolculara, teknik heyete) çok ağır eleştiriler yapanlar elbette haklılar. Lakin kantarın topuzu kaçtı mı iş zıvanadan çıkıyor. Eleştiriler sadece dünü değil yarını da mahvediyor.
“Hayat devam ediyor”,
“Olur böyle sürprizler”
“Gün ola harman ola “
“Gün doğmadan neler doğar”
“Gelecek, hayallerinin peşini bırakmayanlarındır."
" Başarısızlık yere düşmek değil, oradan kalkmaya gayret etmemektir…”
Bunlar gibi ata sözlerimiz ve düşünürlerin sözlerini akıldan çıkarmadan o klasikleşmiş söz ile yola devam etmeliyiz:
“Önümüzdeki maçlara bakacağız”
Avustralya’dan ve Paraguay’dan aldığımız mağlubiyetleri unutmadan onların yerine ABD’yi 3- 2 yendiğimiz maçı öne çıkaracağız. (Çıkarmalıyız) Böyle yaparsak çok şey kazanacağız. Aksi halde öfke, kızgınlık, yeis bize bir şey kazandırmayacak.........
