menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Siyonizm’e ve Küresel Şer İttifakına Karşı Sağduyulu İttifak Çağrısı

19 0
11.03.2026

İsrail ve Amerika’nın İran’a yönelik saldırısı, uluslararası hukukun temel ilkelerini ihlal eden, insani değerleri yok sayan ve küresel barışı tehdit eden bir terördür. Henüz gerçekleşmemiş bir ihtimali bahane ederek saldırıya kalkışmak, hukukun değil zorbalığın adıdır.

Epstein Dosyaları ile iyice kuduran ve birçok ülkenin liderlerinin iplerini ele geçiren Siyonist İsrail-ABD çetesi haksız ve nedensiz olarak her yere saldırırken, kendisiyle beraber tüm ülkeleride bu kirli savaşa alet etmek istiyor. Adeta yeni bir haçlı-Siyonist ittifakına bizimde katılmamızı istiyor. Sağduyulu akıl sahiplerini bu tuzağa düşmemeleri için uyarıyoruz.

Uluslararası Hukukun İhlali

Birleşmiş Milletler Şartı açıktır: Devletler birbirine karşı güç kullanamaz; yalnızca meşru müdafaa veya BM Güvenlik Konseyi kararıyla silahlı müdahale meşru kabul edilir. İran’a yönelik tek taraflı saldırılar, bu ilkenin açık ihlalidir. Henüz gerçekleşmemiş bir ihtimali gerekçe göstererek saldırıya kalkışmak, uluslararası düzeni “hukukun üstünlüğünden” çıkarıp “güçlünün hukukuna’ yani mafya mantığına indirgemektir. Bu, modern uluslararası ilişkilerde en tehlikeli gerilemedir.

Küresel güçler silah, ilaç ve teknoloji üzerinden yeni bir sömürü düzeni kurmuş bulunuyor. Silaha göre savaş, ilaca göre hastalık, teknolojiye göre pazar üretiliyor. İnsanlar hem öldürülüyor, başkasını öldürmek için silahlanmaya zorlanıyor hem de yeni silahların sahada reklamı yapılıyor.

Bu düzenin en ağır bedelini İslam coğrafyası ödüyor. Suriye, Yemen, Irak, Libya, Afganistan, Pakistan, şimdide İran. Her yerde aynı senaryo: Kimyasal ve Nükleer silah üretme bahanesi, insan hakları ve demokrasi getirme yalanı ve dünyayı tehdit etme iddiası ile her on yılda bir İslam Ülkesi vuruluyor, işgal ediliyor.

Küresel Çifte Standart

Nükleer silah sahibi devletlerin, başka ülkelerin nükleer programlarını bahane ederek saldırması ikiyüzlülüktür. Silahsızlanma ve barışın yolu, denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi ve diplomasi iken; saldırı yolunu seçmek, küresel düzeni zorbalığa teslim etmektir.

Saldırılar doğrudan sivilleri hedef almakta; okulları, hastaneleri, altyapıyı yok ederek milyonları mağdur etmektedir. Daha savaşın başında İran’da bir ilk okulun vurulması ve 170 çocuğun hunharca katledilmesi tam bir vahşettir.

Bir devletin politikaları nedeniyle tüm halkı cezalandırmak, insani hukuk açısından affedilmez bir suçtur. Bu yaklaşım, “kolektif cezalandırma” olarak tanımlanır ve uluslararası insani hukukta açıkça yasaktır.

Mezhepçilik ve Fitne Politikaları

Siyonist-Haçlı ittifakı elindeki tüm imkanlarla........

© Habername