TANRI YOK, ALLAH VAR*
“Doğal kötülük, yanlış sorular ve aklın izin verdiği yer”
Dünyanın en kalabalık ülkelerinden birinde, geniş bir izleyici kitlesinin önünde yapılan bir tartışma kısa sürede sosyal medyada dolaşıma girdi.**
Bir taraf “Tanrı yok” dedi. Diğeri “var” dedi.
Video paylaşıldı, cümleler kırpıldı, sloganlar üretildi. Sonra herkes aynı soruyu sordu:
Kim kazandı?
Yanlış yerden sorulan bir soru.
Çünkü biri metafizik konuşuyordu, diğeri ahlâk. Biri “Evren neden var?” diyordu, öteki “Masumlara neden acı çektiriliyor?”
Aynı sahnedeydiler ama aynı oyunda değildiler.
Tanrı tartışmaları çoğu zaman böyle yürür: Taraflar birbirini dinlemez, birbirine konuşur. Alkış alanlar “kazandık” sanır.
Kimse kazanmaz. Çünkü yanlış yerden konuşulur.
Bu yazı Tanrı tartışması yapmaz.
Bu yazı Tanrı’yı savunmaz, Tanrı’yı suçlamaz. Tanrı’yı sanık sandalyesine oturtmaz.
Bu yazı, Allah inancı çerçevesinde insanın payını gösterir.
Bu bir kaçış değil, soruyu gökten yere indirmektir.
Deprem olur, binlerce insan ölür. Refleks devreye girer:
“Tanrı neredeydi?”
Dur. Bu soru neyi çözüyor?
Ölenleri geri mi getiriyor? Hayır. Bir şeyi düzeltiyor mu? Hayır. Sadece bir suçlu bulup vicdanı rahatlatıyor.
Deprem fail değildir. Deprem bir süreçtir. Tsunami niyet taşımaz. Sel intikam almaz. Fay hattı ahlâk bilmez.
Doğa ahlâk öznesi değildir; ahlâk sorumluluğu insana verilmiştir.
Fail aramak rahatlatır. Ama aklı işletmez.
Bugün elimizde bilim var, mühendislik var, tecrübe var.
Ve karşılaştırma imkânı var.
Aynı gezegen. Aynı tektonik sistem.
Japonya’da çok büyük depremler oluyor ve buna rağmen çoğu zaman can kaybı çok sınırlı kalabiliyor.
Başka yerlerde ise daha küçük depremler bile........
