Roma’yı Delirten Kral, Dağlardaki Altınlar ve Bitmeyen Hesap: Karadeniz’in Altındaki Büyük Sır (Küresel Pontus Hayali)
Roma’yı Delirten Kral, Dağlardaki Altınlar ve Bitmeyen Hesap: Karadeniz’in Altındaki Büyük Sır (Küresel Pontus Hayali)
Tarih, tozlu raflarda unutulan hikayeler yığını değildir; bugün bastığımız toprağın, yarın imzalayacağımız anlaşmaların ve sınır hatlarımızın canlı genetiğidir. Bu durumun dünya tarihindeki en çarpıcı laboratuvarlarından biri hiç şüphesiz Karadeniz coğrafyasıdır. Bugün haritalara baktığımızda gördüğümüz o hırçın sahil şeridi; antik çağın en sıra dışı biyolojik savaşlarından Roma’yı sarsan taht kavgalarına, Kurtuluş Savaşı’nın cephe gerisindeki kanlı isyanlardan bugün Avrupa Parlamentosu koridorlarında pişirilen lobi faaliyetlerine uzanan devasa bir jeopolitik dosyanın adıdır.
Gelin, bugünün siyasi manevralarını anlamak için o asırlık kırılma noktalarını analitik bir mercekle yeniden okuyalım.
Doğanın Gücüyle Roma'ya Kafa Tutmak: VI. Mithradates
Her şeyden önce, Pontus adının tarihe kazınmasını sağlayan figür ne bir etnik aidiyet ne de modern bir ulus bilinciydi; tamamen hayatta kalma dürtüsüyle hareket eden bir askeri dehaydı. Pontus Kralı VI. Mithradates, henüz çocukken babasının kendi annesi tarafından zehirlenmesine tanık olduğunda, Karadeniz’in yalçın dağlarına kaçarak kaderini değiştirdi. 7 yıl boyunca ormanlarda her gün küçük dozlarda zehir tüketerek hücrelerini ölüme karşı bağışık hale getiren bu adam, tıp literatürüne "Mitridatizm" kavramını hediye etti.
Mithradates’in Roma Lejyonlarını Karadeniz dağlarında perişan eden meşhur "Deli Bal" (grayanotoksin) tuzağı, dünya tarihinin ilk biyolojik savaş örüntülerinden biridir. Onun ürettiği 50 bileşenli panzehir iksiri (Theriac), kendisi kılıçla hayatına son verdikten sonra bile Roma İmparatorluğu’nun Neron ve Marcus Aurelius gibi zirvedeki isimlerinin günlük ritüeli haline geldi. İroniktir ki, suikast korkusuyla bu afyonlu iksiri tüketen Roma imparatorları ağır birer bağımlıya dönüştü. Mithradates, askeri olarak yenilse de geliştirdiği kimyayla düşmanının beynini esir almayı........
