Diyarbakır’dan Amed’e
İnsanın karakter izi, çocukluğunda saklıdır. Kişiliği, bu dönemde yaşadıklarıyla, anılarıyla donanır. Gelecekteki hayatı ve ikili ilişkileri ise önemli ölçüde bu evreden etkilenir. Aradan yıllar geçse de çocukluk arkadaşları bir araya geldiklerinde, eğer kendilerini kasmazlarsa çocuklaşırlar. Hesapsız kitapsız, önyargısız, eski günlerine dönerler…
1970’e girilirken Türkiye’de bulunan toplam 6 Maarif Kolejinden birisi de Diyarbakır’daydı. Sınavla girilebilen okul, doğal olarak kapısını seçme öğrencilere açıyordu.
Henüz 11-12 yaşlarındayken bir araya gelen öğrenciler, aynı okulda önce hazırlık sınıfı, ardından 3 yıl ortaokul ve 3 yıl lise derken 7 yıl birlikte eğitim gördüler. Ve mezuniyetin ardından geçen tamı tamına 50 yıl sonra 2026’da yeniden Diyarbakır’da buluştular…
Hani, Yahya Kemal Beyatlı, Akıncılar şiirinde; “…Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik, / Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik…” diyor ya işte o misal 50 yıl arayla buluşanlar, okullarındaki sıralara aynı heyecanla yerleşince, 10’lu yaşlarına döndüler.
Farklı etnik kökenden, dinden, mezhepten ve meşrepten sınıfdaşların bulunduğu ortamda tek bir incinme, iğneleme, karalama, yaralama olmadı… Türkiye’nin özlediği bir tabloydu bu…
Diyarbakır/Diyarbekir:
Tarih boyunca farklı isimlerle anılan........
