Başkasının acısını hissediyorsanız insansınız
Uzunca bir süredir, TV tartışma programlarını pek izlemiyorum. Ne kaybettim? Hiçbir şey… Ancak, yerli ve/ya yabancı basını yeterince okumaya çalışıyorum. Ne kazandım? Çok şey…
Bazı kişilerin nasıl bu kadar kolay yalan atabildiğini, aslında hiçbir derinliği olmamakla birlikte güç zehirlenmesiyle nasıl kasıldığını, bacak bacak üstüne atarken geriye düşecekmiş gibi kaykıldığını görünce, bunlar ölümsüz olduklarını mı sanıyorlar diye acıyorum, çünkü ben bir insanım…
Bir arkadaşımın genç yaşta rahmete ulaşan oğlunun cenazesi için, Ankara Çayyolunda bir camideydik. Girişteki, ayakkabı kutularının üzerinde ibretlik sözler yazılıydı. Gelmiş geçmiş cemaatten kaçı bunları okudu bilmiyorum. Dahası, okuyanlardan kaçı içselleştirdi, ders çıkardı merak ediyorum… Özellikle, “Acıyı hissediyorsanız canlısınız. Başkasının acısını hissediyorsanız insansınız.” sözü vicdanıma bir ok gibi saplandı, kahpe bir kurşun gibi gönlümü yaraladı, çünkü ben bir insanım…
Kaleme aldığı satırları namus görenler o kadar az ki. Bunlardan birisinin (M.D.) paylaşımını okuyunca gayriihtiyari ürperdim. Ki sonraları bu haber epeyce duyuldu ve konuşuldu.
Gözaltındayken aşağılandığını iddia eden bir kadının mahkemede verdiği ifadeydi bu… Burada iki alternatif var. İfade ya doğrudur ya da yanlış, üçüncü yol yok. Adalet gerçekten mülkün temeliyse ve eğer mahkemede sunulan bu ifade doğru ise, milletin istikbali için gereği yapılmalıdır. Yok yanlış ise bu sefer de toplumun huzuru için gereği........
