Geçim Değil Gelecek Krizi
Yoksullaşma ülkemizin yüzleşmek zorunda kaldığı en güncel sorundur ama en büyük sorun değildir.
Çünkü yoksullaşma, doğru politikalarla zaman içinde tersine çevrilebilir. Enflasyon düşer, üretim artar, istihdam çoğalır, hane halkının geliri yükselir. Devletler kararlı bir politika ile ekonomik krizlerden çıkabilir. Ama tehlike, insanların geleceğe olan inancını kaybetmesidir.
Gerçekten de bugün Türkiye'de konuşulan sadece hayat pahalılığı değildir. Marketteki etiketler, kira miktarı, elektrik faturaları ya da emekli maaşları elbette insanların günlük hayatını doğrudan etkiliyor. Ancak bütün bunların arkasında daha sessiz, daha derin ve daha ağır ilerleyen başka bir kriz var: Gelecek krizi...
Artık insanlar yalnızca "Bu ayı nasıl çıkarırım?" diye düşünmüyor. "Dört yıl sonra nerede olacağım?" "Çocuğum benden daha iyi yaşayabilecek mi?" "Bu ülkede çalışmanın, üretmenin, okumanın karşılığı var mı?" sorularını soruyor.
Bir ülkede gençler diplomalarını bavullarına koyup başka ülkelere gitmenin yollarını arıyorsa; Anne babalar çocuklarının geleceğini kendi ülkelerinde değil, yabancı ülkelerde hayal ediyorsa;........
