menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dini Yapıların Kontrolü, Göçmen Sorunu Ve Siyasal Yönetim

18 0
14.09.2026

Günümüzde Türkiye’de dini söylemler ve iman üzerinden yürütülen tartışmalar, hem devlet politikaları hem de toplumsal algı üzerinde derin etkiler yaratmaktadır. “İmanımız bunu gerektiriyor” söylemi, özellikle Suriyeli göçmenler üzerinden toplumun algısını yönlendirmekte ve kamuoyunda kutuplaşma yaratmaktadır. Bazı çevreler, Suriyelileri geri göndermeyi isteyenleri imansızlıkla suçlamakta, dini bir yargı mekanizmasını siyasetin önüne koymaktadır. Bu yaklaşım, devletin asli görevlerini ve hukuki sorumluluklarını geri plana itmekte, toplumsal çözüm üretmeyi zorlaştırmaktadır. Diğer yandan, güvenlik alanında ciddi ihmaller söz konusudur. Yakalanan Mossad ajanları örneği, dini yapılar ve ibadet mekânlarının istihbarat ve dış güçler tarafından nasıl manipüle edilebileceğini göstermektedir. Hatay Kırıkan’da cami imamlığı yapmış olan bir ajan, dini alanları ve toplumsal algıyı etkileme amacıyla faaliyet yürütmüş, bu durum devletin denetim eksikliğini ortaya koymuştur. Yıllık 100 milyar TL’lik Diyanet bütçesine rağmen camilerde kimlerin vaaz verdiği denetlenmemekte ve dini alanlar siyasi ve sosyal manipülasyonlara açık hâle gelmektedir. Bu bağlamda Diyanet’in asli görevi, dini bilgiyi doğru bir şekilde yaymak, toplumu bilinçlendirmek ve ibadet mekânlarının düzenini sağlamaktır. Ancak mevcut uygulamalarda kurum, asli işlevinden sapmakta ve gündelik politik meselelerin gölgesinde hareket etmektedir. Toplumsal güvenlik, Suriyeli göçmenlerin durumu, camilerde vaaz verenlerin denetimi gibi konular, siyasi söylemlerle şekillendirilmekte ve halkın algısı, din üzerinden yönetilmeye çalışılmaktadır. OLUMLU YANLAR * Suriyeli göçmenlerin durumu, toplumsal vicdan ve insani tartışmaları gündeme getirmektedir. * Diyanet’in büyük........

© Habererk