menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gezmek bir lüks değil, bir bilinç meselesidir. Orta Asya’yı görmeden dünya okunmaz

10 0
27.01.2026

Gezmekten söz edip ata vatan Orta Asya’yı, Türkistan coğrafyasını anmamak eksik kalır.

Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, Doğu Türkistan hattı; sadece birer ülke değil, Türk milletinin hafızasıdır.

Orhun Yazıtları’nı görmek, Semerkant’ta bir medresenin avlusunda durmak, Buhara’da bir sokaktan geçmek; turistik bir faaliyet değildir. Bu, kim olduğunla yüzleşmektir.

Kendi tarihini bilen bir insanın dünyaya bakışı değişir. Aidiyeti sloganla değil, bilgiyle kurar.

Bugün gençlerimize “tarih bilinci” anlatıyoruz ama o bilinci mekândan koparıyoruz. Oysa tarih; kitapta değil, taşta, şehirde, coğrafyada hissedilir.

Ülkenle Savaşmış Coğrafyaları Gezmenin Kazandırdığı Farklı Bakış

Bir de gezmenin az konuşulan ama çok önemli bir boyutu var...

Kendi ülkenle tarihsel olarak savaşmış, karşı karşıya gelmiş coğrafyaları gezmek.

Yunanistan’ı, Balkanlar’ı, Avusturya’yı, Rusya’yı, İran’ı; yalnızca turistik bir gözle değil, tarihsel bilinçle gezdiğinizde bambaşka gözlemler kazanırsınız.

Bu geziler ne nefreti artırır ne kompleksi. Tam tersine; soğukkanlı bir tarih okuması kazandırır.

Savaşların yalnızca cephede değil, şehirlerde, mimaride, kültürde, hafızada iz bıraktığını görürsünüz.

İşte bu farkındalık, insanı slogan atan değil; devlet aklıyla........

© Habererk