Kimse Kendisini Dokunulmaz Sanmasın
Bugün gündem Süleymancılar.
Yıllardır geniş yurt ağı, kapalı yapısı, ekonomik gücü ve yurt dışındaki teşkilatlanmasıyla bilinen cemaat hakkında yürütülen soruşturmanın hukuki sonucunu elbette yargı belirleyecek. Suç şahsidir, masumiyet karinesi esastır.
Ancak yaşananların diğer bütün cemaat, tarikat, vakıf ve benzeri yapılanmalara verdiği açık bir mesaj var:
Kimse kendisini dokunulmaz sanmasın.
Süleymancılar bir günde ortaya çıkmadı. Yurtlar, Kur'an kursları, eğitim faaliyetleri ve yurt dışındaki teşkilatlanması üzerinden on yıllar içerisinde büyüdü; önemli bir insan kaynağına, ekonomik kapasiteye ve toplumsal etki alanına ulaştı.
Bugün diğer yapıların bu süreci yalnızca "Süleymancılara yapılan operasyon" diye izlemesi büyük hata olur.
Çünkü Türkiye benzer bir yanılgının bedelini FETÖ'de çok ağır ödedi.
FETÖ de okullarla, dershanelerle, yurtlarla ve burslarla büyüdü; şirketleşti, yurt dışına açıldı ve nihayet devlet kadrolarında örgütlendi. Mensubiyet liyakatin, örgütsel sadakat devlet sadakatinin önüne geçti. Bir dönem kendisini vazgeçilmez zannetti.
Sonunu hepimiz gördük.
İki yapıyı hukuken aynılaştırmıyorum. Söylediğim daha temel bir şey:
Devlet geçmişinden ders çıkarmalıdır. Cemaatler de öyle.
Siyasi yakınlık dokunulmazlık değildir
Bugün iktidara yakın olabilirsiniz.
Devletin önemli isimleriyle görüşebilir, bürokraside güçlü ilişkiler kurabilir, binlerce öğrencinin........
