Mısır ve Güney Kıbrıs ilişkileri üzerinden Doğu Akdeniz’e bakış
18 Şubat 1978'de Cyprus Airways'e ait bir DC-8 uçağının kaçırılması dramatik bir şekilde sonuçlanmıştı. Olayın başlangıcı ve yeri Güney Kıbrıs'ın Larnaka Şehriydi:
18 Şubat günü, yarı resmi El Ahram Gazetesinin Yönetim Kurulu Başkanı ve Yazı işleri Müdürü Yusuf Sebai, Lefkoşa Hilton'da düzenlenen bir kongrede, aşırılıkçı Ebu Nidal grubuna bağlı silahlı iki kişi tarafından suikaste uğradı. Yusuf Sebai görgü tanıklarının ifadesiyle yarım saat can çekişerek vefat etmiş hiçbir tıbbi destek alamamıştır.
Yusuf Sebai, Mısır Devlet Başkanı Enver Sedat'ın da yakın dostuydu. Enver Sedat’ın Kudüs ziyaretine eşlik etmiş, bu seyahate karşı çıkanlara: “Teröristlerin kara listeye alma tehditleri bizi korkutamayacak” açıklamasını yapmıştı.
Suikastçiler, 30 delegeyi otelde rehin aldı. Pazarlıklar sonucu Arap olmayan rehineleri ve kadınları serbest bıraktılar.
Ayrıca bir Kıbrıs Hava Yolları DC-8 uçağı (c/n 45303/141 N99862) talep ettiler ve bu talepleri karşılandı.
Rehineler arasında, iki Filistin Kurtuluş Örgütü temsilcisi ve bir Mısır vatandaşının da bulunduğu 11 Arap kongre delegesi bulunuyordu.
Kıbrıs yetkilileriyle yapılan görüşmelerin ardından, korsanların 11 rehine ve dört mürettebat üyesiyle birlikte uçağı Kıbrıs'tan uçurmalarına izin verildi.
Suikastçiler Rehineler ile otelden ayrıldı. Uçağa bindi. Uçak uçtu ve Güney Kıbrıs'ı terkettiler.
Söylemek isterim ki; Rum yöneticilerin tecrübesizliği, paniği ile ilk hata zaten burada başladı. Düşünün devlet olabilmenin yanından bile geçemeyecek amatörlükte basiretsiz bir kargaşa hakimdi Rumlarda.
Uçağın Cibuti, Suriye ve Suudi Arabistan'a inişine izin verilmedi.
Uçak, Birkaç saat sonra Kıbrıs'a geri dönmek zorunda kaldı.
Enver Sedat suikastın kendisine karşı işlenmiş bir suç olduğunu ve cezasız kalmayacağını ilan ederken, O dönemde Irak rejimi ile arası iyi değildi ve buna bağlıyordu.
Mısır Devlet Başkanı Sedat, arkadaşı Yusuf El-Sebai'nin ölümünden üzüntü duyarak Kıbrıs Cumhurbaşkanı ile iletişime geçti ve uçağı kaçıran çetenin tutuklanmasını talep etti.
Kıbrıs Cumhurbaşkanı Enver Sedat'ın talebini takdir ederek, rehinelerin kurtarılması operasyonunu bizzat denetlemek üzere Larnaka Uluslararası Havalimanı'na gitti.
Güney Kıbrıs'tan çok çelişkili haberler geliyordu.
Görgü şehitlerine göre;
Aslında Otele suikastı düzenleyenlerin 5 kişi olduğu, 3'ünün adadan destek alarak kaçtığı gibi.
Ayrıca Yusuf Sebai'nin suikasttan yarım saat sonra dahi hayatta olduğu, nabzının attığı, fakat Ambulansın gelmemesi nedeniyle, Rum yönetiminin olaya müdahalede basiretsiz kaldığı çok konuşuldu.
Bunlar hiçbir zaman ispatlanamadı.
Enver Sedat, daha fazla belirsizliklere dayanamadı.
O dönemde, herhangi bir açık talimat olmaksızın, rehineleri kurtarmak, Ebu Nidal grubunu tutuklamak ve adalete teslim etmek için daha sonra 777. Birim olarak bilinen Mısır komando birliklerini görevlendirdi. Daha sonra bunun Kıbrıs yetkilileriyle koordinasyon olmadan yapıldığı ortaya çıktı. Çünkü Mısır Devlet Başkanı Enver Sedat'ta Rum Yönetiminin muktedirliğine güvenemiyordu. Alternatif bir plan hazırlanmıştı. Bu iletişim güvensizliği de, ikinci ihmal ve hatayı beraberinde getirdi.
Larnaka Havalimanı’nda, Kıbrıs Havayolları’na ait bir DC8 tipi uçakla ilk teması havalimanı yetkilileri kurdu. Bir taraftan hava korsanlarıyla müzakereler sürerken, Mısır’dan 777. Tabur’dan özel komandolar geldi.
Mısırlı komandolar, Güney Kıbrıs yönetiminin itirazlarına karşın uçağa operasyon başlattı. Ancak Rum güvenlik güçleri buna karşı çıktı.
Operasyon ve karmaşa........
