menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bazen bir cümle, bir memleketin ruh hâlini anlatmaya yeter: “Kendi öz yurdumda ben miyim garip?”

9 0
10.03.2026

Oynanan Muşspor – Bursaspor karşılaşması sonrası yaşananlar, bu soruyu bir kez daha akıllara getirdi. 

Sahada futbol oynandı, skor tabelasında Bursaspor’un 1-0’lık galibiyeti yazdı. Fakat maçtan sonra konuşulan şey futbol değil, sahada ve tribünlerde yaşanan saldırılar oldu. Elinde demirle taş kıran taraftarı da gördük, mesleğini icra etmeye çalışan muhabir/kameraman arkadaşlarımıza saldıranları da!

Bir deplasmana gitmek, bir takımın peşinden kilometrelerce yol yapmak; sporun doğasında vardır. Taraftar dediğin bazen yağmurda, bazen kar altında, bazen de bin kilometre uzakta takımını destekler. Ama hiçbir taraftar, sırf tuttuğu takım ya da söylediği sloganlar yüzünden saldırıya uğramayı hak etmez. Zaten futbol sahaları rekabetin yeridir, ayrımcılığın değil. Sporun birleştirici ruhuna gölge düşmemelidir. 

Bu topraklar hepimizin. Türkiye’nin hangi şehrine giderseniz gidin, orası bu ülkenin toprağıdır. Bursa’dan Muş’a, Sinop’tan Hatay’a kadar uzanan aynı vatanın insanlarıyız. Bu yüzden bir şehirde Türk bayrağı açmanın, Türk milliyetçiliği yapmanın ya da sadece takımını desteklemenin bir suç gibi görülmesi kabul edilebilir değildir. Çünkü bu ülkenin ortak paydası zaten ‘Türk’ milletinin ortak kimliğidir.

Elbette birkaç kişinin yaptığı çirkin bir saldırıyı bütün bir şehre ya da bütün bir taraftar kitlesine mal etmek doğru olmaz. Nitekim sağduyulu Muşspor taraftarlarının da yaşananlardan rahatsız olduğu görülüyor. Bursa’da nasıl misafir edildiklerinin onlar da farkında. Ancak bu tür olaylar yaşandığında sessiz kalmak da doğru değildir.

Sporun dili rekabettir ama düşmanlık değildir. Bu ülkenin bayrağı da, toprağı da, sevinci de hepimizindir. Kimsenin kimseye kendi vatanında “yabancı” muamelesi yapmaya hakkı yoktur. Çünkü bir insanın kendi yurdunda garip hissetmesi, sadece futbolun değil; memleket vicdanının da kaybıdır.


© Habererk