Yargı bozulunca her şey bozulur!
Toplumsal çöküş önce yargıda başlar, sonra diğer alanlara sirayet eder. Bulaşıcı bir hastalık gibi yayılır, kuralsızlık, çıkarcılık her şeyin önüne geçer. Bugün yaşanan budur! Adalet tatile çıkınca devlete güven ortadan kalkar, herkes kendi yargısını oluşturmaya başlar. Böyle toplumlara korku siyaseti hakim olur, “biz gidersek ülke iyice batar” söylemi ön plana çıkar, kötünün kötüsünden kurtulmak için kötü tercih edilir hale gelir. Devlet mekanizmasında bozulan her aygıtı düzeltecek olan adalet kurumudur.Sınırı ihlal edenleri ceza yoluyla sınır içine çekecek olan yargıdır. Bugün esefle belirtelim ki, böyle bir yargı yok. Uluslararası endekslerde yargıya güven yerlerde sürünüyor. Bu algı yüzündendir ki,yabancı sermaye gelmiyor, yerli sermaye önünü göremiyor, diğer ülkelerin iki üç katı faizle dış borç alınıyor. Cumhuriyet tarihinde hiç bir hükümet bu kadar borçlanmadı, bu kadar faiz yükü altına girmedi. İçerde “ faiz haram, sana bana ne oluyor,” retoriği ile vatandaş yemlenirken, dışarıda yüzde 7/8’lerle borç aranıyor. Bugün artık adaletle ekonomi arasında........
