Bir hatıra ve Türk düşmanlığı
70'li yılların sonuydu, Manisa'da öğrenciydim.
O tarihlerde İzmir'de Yeni Asır gazetesi çıkardı, bütün Ege'de en çok satan gazeteydi.
Gazetede mutlaka tavernaların, müzikhollerin, pavyonların,gazinoların reklamı da olurdu. Arka sayfa neredeyse buna ayrılmıştı. Bu gazeteyi alanın gözü mutlaka bu reklamlara da ilişirdi.
Reklamların hedef kitlesi tabi ki erkeklerdi. Onun için reklamlar daha çok yarı çıplak kadınların resimleri ile sunulurdu. Bu kadınların isimleri, genellikle Arzu, Alev,Sevda gibi toplumda çok tercih edilmeyen,feminen çağrışımlı isimler olurdu.
Bir gün niçin diye kendime sordum: muhtemelen bu isimlerin hiç biri bu kadınların gerçek isimleri değildi. Ebeveynleri onlara benzesinler diye, Hatice, Ayşe, Zeynep,Fatma, Bilge gibi isimler vermiş, ama bu ağa düşünce isimleri değiştirilmişti. Çünkü bu isimlerin çağrışımı ile o meslek yapılamazdı. Hatice veya Ayşe ile hangi şehvet çağrışımı yapılabilirdi? Onun için onları ağına düşürenler, kimliklerini, kişiliklerini değiştirmek için önce isimlerini değiştirdiler. Kimlik yıkımına buradan başladılar. Ayşe Alev olunca Ayşe'nin........
