menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İmamoğlu’ndan sıra Mansur Yavaş’ta! Kazanacak adayı ezip geçme operasyonu

32 0
14.04.2026

İçişleri Bakanlığı’ndan gelen haber, Türkiye siyasetinin artık ne kadar açık bir hukuksuzluk ve adaletsizlik rejimine evrildiğini bir kez daha yüzümüze vurdu.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş hakkında, 2023’teki Karabük mitinginde Ankara Büyükşehir Belediyesi araçlarının kullanıldığı iddiasıyla soruşturma izni verildi.

Peki karar metninde ne yazıyor?

“İlgili emir ve talimat verdiğine dair bir bilgi ve bulguya rastlanmamış.” Buna rağmen “bilgisi dışında gerçekleşmiş olmasının beklenemeyeceği” gibi muğlak, soyut bir varsayımla sorumluluk atfediliyor.

Mansur Yavaş seçim dönemlerinde kamu kaynaklarının kullanılmaması konusunda büyük hassasiyet göstermiş, kampanya sürecinde belediye başkanlığı maaşını dahi almamış, kamu imkânları ile siyasi faaliyetler arasında kesin bir ayrım yapmış. Konu televizyonda gündeme gelince bizzat kendisi teftişe sevk etmiş, incelemelerde hiçbir bulguya rastlanmamış.

Üstelik İçişleri Bakanlığı’nın kendi dosyasında da “belediyeye ait araç, personel ya da herhangi bir kaynağın seçim faaliyetlerinde kullanılması yönünde yazılı veya sözlü bir talimat verilmediği” açıkça ifade ediliyor. Yani ortada somut delil yok, talimat yok, fiil yok… Sadece “olamaz ki” diye başlayan bir siyasi kurgu var.

Bu kurgunun adı hukuksuzluktur. Bu kurgunun adı adaletsizliktir.

Aynı günlerde AKP’li belediyelerin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mitinglerine belediye araçlarını, otobüslerini, personelini nasıl seferber ettiğini hepimiz gördük.

Trabzon’da belediye otobüsleri AKP-MHP bayraklarıyla donatıldı, Samsun’da gece afişleme yapıldı, Bursa’da resmi plakalı otobüslerle vatandaşlar miting alanına taşındı, Aydın’da belediye personeli ve muhtarlara açık baskı yapıldı, Van kayyumunda milyonlarca liralık araç ihaleleriyle insanlar taşındı… Bunlar haber oldu, görüntüler ortada, itirazlar yükseldi. Ama İçişleri Bakanlığı’ndan bir soruşturma izni çıktığını duydunuz mu? Bir bakan imzasıyla “talimatı yok ama bilgisi dışında olamaz” diye bir yazı gördünüz mü? Görmediniz. Çünkü o araçlar “bizim” araçlar, o miting “bizim” miting. Hukuk sadece muhalefete var.

İşte tam da bu yüzden Mansur Yavaş hedefte. Çünkü o, ‘kazanan aday’!

Çünkü o, İmamoğlu’ndan sonra sıra kendisine gelmiş, en güçlü, en temiz, en güvenilir profil.

Erdoğan’ın kazanamayacağı bir adayla yarışmak istemediği çok açık.

“Kürtler Mansur Yavaş’a oy vermez” algısı da aynı kampanyanın parçası. Yalan bu.

Muhafazakâr Kürt seçmen, dürüstlüğü, çalışkanlığı, şeffaflığıyla tanınan bir belediye başkanına oy verir; çünkü o algı, sadece korku salmak için üretilmiş bir yalandır.

Mansur Yavaş, AKP ve MHP tabanından da oy çeker. Çünkü o, kutuplaştırmanın değil, birleştiren bir siyasetin adıdır. İşte bu yüzden korkuyorlar. İşte bu yüzden İmamoğlu’ndan sonra sıra ona geldi.

Bu soruşturma, bir belediye başkanını yargılamaktan öte, milletin iradesini yargılamaktır. Bu soruşturma, “kazanan adayı” daha baştan devre dışı bırakma operasyonudur. Ama nafile. Halk, hukuksuzluğu, çifte standardı, adaletsizliği çok iyi görüyor.

Mansur Yavaş’ın temiz sicili, sessiz sedasız çalışması, kamu kaynaklarını koruma hassasiyeti boşuna değil. O, tam da bu yüzden kazanacak adaydır.

Türkiye, bu hukuksuzluklara daha fazla tahammül edemez. Adalet, ya herkese ya kimseye değildir. Ya hepimiz için hukukun üstünlüğü ya da kimsenin hukuku yoktur. Mansur Yavaş’a kurulan bu tuzak, aslında millete kurulan tuzaktır. Ama millet, bu oyunları bozacak iradeye sahiptir.


© Habererk