menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tarihin ironisi

15 0
27.09.2026

16. Yüzyıl başlarıydı.

Kanuni Sultan Süleyman’ın iktidarda olduğu, Osmanlı ordularının Avrupa içlerine aktığı yıllardı.

Bu ilerleyiş Hristiyan dünyanın en büyük korkusu olmuştu.

Özellikle Orta Avrupa’da “Kutsal Roma-Cermen İmparatorluğu” altında toplanan Almanya, Avusturya, Çekya gibi feodal devletler bu korkuyu yakından hissediyor, Haçlı desteğini canlı tutmak için Papa’ya ardı arkası kesilmeyen paralar akıtıyorlardı. Bu paraların en büyük kaynağı vergilerdi. “Türk Çanı” ve “Türk Vergisi” gibi vergiler ihdas edilmiş yerli prenslerin baskılarından bunalan halka yeni sorumluluklar yüklenmişti.

Yoksulluğun, haksızlığın ve kilise baskısının bunalttığı kitleler arayış içindeydi.

Martin Luther’in çıkışı tam da bu günlere rastladı.

Hukuk eğitimini yarıda bırakıp bir manastırda keşiş olarak çalışmaya başlayan Luther, bu süreçte Roma’yı daha yakından tanımış, Papalık merkezindeki çürümeyi görmüştü.  Dünyevi zevklere düşkünlük, din istismarı, ahlaki yozlaşma, israf ve haksızlık, kiliseye duyduğu güveni derinden sarsmıştı.

O sıralarda Katolik kilisesinin en çok tepki çeken uygulamalarının başında “Endüljans” geliyordu. İşlenen günahların kiliseye ödenen para karşılığında bağışlanmasını içeren bu uygulama, Luther’in başlattığı muhalefet hareketinin temelini oluşturdu.

31 Ekim 1517 günü, ilahiyat dersleri verdiği Wittenberg Üniversitesinin kapısına “Doksan Beş Tez” olarak bilinen manifestosunu astı. Papalığın “kurtuluş, otorite ve ruhbanlık” anlayışına köklü eleştireler yöneltti.

Bu çıkış kısa zamanda yankı buldu. Özellikle Roma’da...

Teolojik ve tarihsel yarılmanın yanı sıra vergi gelirlerini kaybetmek istemeyen Papalık telaşlandı.

Alelacele bir ferman yayınlayarak Luther’i geri adım atmaya çağırdığı gibi kitaplarının toplatılarak yakılmasına karar verdi.

Luther, bu karara itiraz etti. Papalık fermanını halkın önünde ateşe vererek yaktı. Kiliseyi yozlaşma ve ahlaksızla suçladı. Katolik geleneği, kilise hukuku, Papanın yanılmazlığı, ruhban sınıfının kutsallığı gibi yerleşik inançları tanımadığını açıkladı.

Bu açıklamaların yerel yöneticiler arasında taban bulması için Avrupa’daki Türk korkusunu kullandı. Osmanlı akınlarının Avrupa içlerine doğru ilerleyişini Papalığın bağnazlığına bağladı. Tanrı’nın........

© Haber7