menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yaşananların vebali seçmenin boynuna!

49 0
friday

“Siyasetin Koca Reis’i” Saadettin Bilgiç, “irtica” bahanesiyle mütedeyyin kesime yönelik zulüm fırtınasının estirildiği 28 Şubat sürecinde yaptığı bir konuşmada;

“İrticanın ne olduğu merak ediliyor. Söyleyelim: Çok eski toplumlarda, eşcinsellik ve livata gibi fiiller övülürdü. Şimdi bazı kanallar eşcinselliği teşvik ediyorsa, budur irtica!” diyerek, ülkedeki asıl irtica tehlikesinin, eşcinselliğin yaygınlaşması olduğuna dikkat çekmişti.

Zira o dönem şair, modacı, stilistler ile sanatçı görünümlü bazı isimlerden oluşan “eşcinsel gettosu”, içinde debelendikleri bu sapkınlığın propagandasını yapıyordu.

Düne kadar sokağa çıkamaya cesaret edemeyen “Şengül Hamamı” müdavimleri;

Durduk yere “homoseksüelliği”, “travestiliği”, “lezbiyenliği” ve “gay”liği  “yükselen değerler” diye pazarlıyordu.

 “Eşcinsel olmayan entellerin, entelden sayılmadığı ve utandığı” şeklinde bir hava oluşturulmaya çalışılıyordu.

“Adam” mı, yoksa “madam” mı olduğu belli olmayan bazı sözde “star”ların, hemcinsleriyle çekilen uygunsuz görüntüleri magazin programlarında servis edilerek, Allah’ın lanetlediği fiiller normalleştirilmek isteniyordu.

O dönem Hıristiyan aydınlar bile, “Hiçbir terörist saldırı bize bunun kadar zarar veremez” diyerek, LGBT tehlikesine dikkat çekerken…

Cuntacılardan cesaret alan kartel gazeteleri, Peygamber Efendimizin övgüsüne mazhar olan Fatih Sultan Mehmet’e bile “eşcinsel” iftirası atacak kadar alçalıyordu.

AK Parti’nin iktidara gelmesiyle birlikte eşcinseller ve destekçileri, stratejilerini değiştirdi.

Öncesinde popüler kültür araçlarıyla kendilerini şirin göstermeye çalışan eşcinsel lobisi, Batı’dan gelen fonlar ve sözde akademisyenlerin hazırladığı düzmece raporlarla, AK Parti iktidarında LGBT’lilere yönelik bir “sistematik hak ihlali” varmış algısı oluşturmaya çalıştı.

Münferit bazı adli vakaları köpürten muhalif medya, sanki Türkiye’de eşcinsellere yönelik toplu kıyım uygulanıyor şeklinde kirli bir manipülasyona imza attı.

Maalesef o dönem hükümetin içine sızan bazı “püsküllü” belalar da bu kumpasa alet oldu.

Bu şiddet algısından sonra bir “masumlaştırma” operasyonu başladı.

Dönemin kartel gazetelerinde sık sık “ben bir eşcinsel annesiyim” şeklindeki açıklamalara yer verilerek, milletimizin ruh köküne........

© Haber7