menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Fırsatçı aydın, sahici mütefekkir

17 0
21.02.2026

Geçtiğimiz günlerde Bülent Arınç’ın, "Bu toplum aziz millet olmaktan çıktı. Parlamentoda toplumun seçtiği adam selam üzerine selam çakıyor. Bu toplumun seçtiği adam çıkarcılığın baş tacı. Dindarlık herkesin kaçtığı bir noktaya geldi..." şeklindeki sözleri siyaset ve medya dünyasında yankı uyandırdı.

Bülent Arınç, geçmişte aktif siyaset yaptığı mevcut iktidarı pratikte yıpratan sonuçlar üreten muğlak açıklamalarına böylece bir yenisini daha ekledi. Hakikati inşa etmekten ziyade pragmatik bir siyasi manevra izlenimi veren ve içeriden yapılıyormuş gibi duran bu çıkışlar, yapıcı bir değerlendirme ortamı sağlamak yerine sadece fırsatçı muhalif çevrelere cephane taşıyor.

Bir Fırsat Alanı Olarak "İslam Karşıtlığı"

Nitekim bu sözleri havada kapan muhalif kesimler, entelektüel namusu hiçe sayarak meseleyi kendi ideolojik ajandaları için iştahla köpürttüler. Yaftalama dünden hazırdı: "Siyasal İslam çöktü, İslamcı iddialar iflas etti, tükenişin itirafı geldi." Oysa asıl mesele güncel siyasetin çok ötesinde. Batı tefekkürüne teslim olmuş, kendi toplumuna yabancılaşmış bu muhitler, buldukları her çatlağı içlerindeki kronik "İslam karşıtlığını" kusmak için bir aparata çeviriyor. Seksen yıldır memleketi Batı’nın kapıkulu yapan, kendi sosyolojisinden ve inanç değerlerinden habersiz bu zihniyet, Arınç’ın sözlerini ideolojik saplantılarına kalkan yapabiliyor.

Filistin asıllı Amerikalı düşünür Edward Said, modernizmle birlikte "Batı'nın yeni bir tanrıya dönüştüğünü" söyler. Cemil Meriç’in tabiriyle "müstağrip" (yabancılaşmış) olan bu sözde aydınlar, işte bu “sahte tanrıyı” kaybetmek istemiyor. Kendi........

© Haber7