Nükleer zulmü!
Umman Sultanlığı’nda ABD-İran arasındaki sulh müzakerelerinde bir netice alınamayınca, toplantının 26 Şubat’ta Cenevre’de yapılması kararlaştırılmıştı. Bu İsviçre şehrinde 28 Şubat 2026’da diplomatik görüşmeler devam ederken evvela İsrail, günün erken saatlerinde İran’a siber saldırı yaptı.
Ardından Amerikan güçleri, İran’ın başkent Tahran dâhil önemli şehir ve stratejik noktalara, hatta kız çocuklarının okuduğu ilk mektebe, hastanelere varıncaya kadar saldırıları başladı. 170 öğrenci, 555 sivil ve İran dinî lideri Ali Hamaney, neredeyse bütün ailesiyle birlikte katledildi. Keza genelkurmay başkanı, eski Cumhurbaşkanı Ahmedi Necat ve 42 üst düzey devlet adamı da öldürüldü. 2024’te görevdeki Reisicumhur İbrahim Reisi’nin bulunduğu uçak suikasta uğradıktan sonra İran, ikinci defa cumhurbaşkanını kaybediyordu. Ali Hüseyn Hamaney, dinî liderlik mevkiine gelmeden önce cumhurbaşkanlığı makamındaydı.
ABD ve İsrail’in 28 Şubat’tan başlayarak yaptığı hava taarruzlarında İran’ın bir günde kaybettiği eski-yeni devlet ve hükûmet adamıyla bürokrat sayısı, bugüne dek belki de hiçbir ülkede yaşanmamıştır. Rusya ve Ukrayna 12 yıldır çarpışıyorlar ama hiçbiri bu kadar yetişmiş kadrosunu yitirmedi.
Görünen şu ki İran, tarihindeki en büyük tahribatla karşı karşıya. Savaş, devam ediyor. ABD, İsrail, İngiltere sıkı ittifak hâlindeler. Fransa ve bazı AB ülkeleriyle Hindistan, Avustralya, Kanada, Ukrayna, ABD-İsrail ittifakına destek veriyorlar. Çin, Rusya, Kuzey Kore, Norveç, Venezuela, Filistin ve Ermenistan ile daha başka devletler de........
