Bilgisiz siyaset ve traji komik haller
Ana muhalefet liderimiz; Suriye’nin katil diktatörü Beşar Esed uçakta, Rusya’ya kaçarken Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin kendisiyle Suriye’nin geleceğini konuşmasını öneriyordu. Bu önerinin üzerinden saatler geçmeden Şam’da yeni bir hükümet kuruldu…
Ana muhalefet liderimiz bu kez de kurulan Hükümet’in Türkiye’nin bilgisi, iradesi dışında ABD ve İsrail kontrolünde oluştuğunu iddia etti, Trump çıktı dedi ki, “Devrimin arkasında Türkiye var. Erdoğan’a saygı duyuyorum…”
Ana muhalefetimiz dillerine pelesenk ettikleri en önemli sorunun çözümünü içeren Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge kapsamında hiçbir faaliyete beklenen katkıyı vermedi, ancak olumlu gelişmeleri görünce muhterem Ana muhalefet liderimiz 10 Mart Mutabakatı’na uymayan PKK- SGD-YPG’nin yanında hizalandıklarını gösteren ve şöyle garip cümleler kurdular: “Kim kime katılacak. 100 bin kişilik SGD-YPG neden hiçbir gücü, etkinliği olmayan kendisinden küçük Suriye Ordusu’na katılsın?”
Şimdi Suriye Hükümeti ve Ordusu büyük bir zafer kazandı. Ülkenin tümünde egemenliği sağladı. Terör yapılanmasını darmadağın etti; Trump, SDG için, “paralarını verdik, zaten ülkenin petrol kaynaklarını da kullandılar, hiçbir borcumuz yok” dedi, Suriye Hükümeti’ne desteğini yineledi; Büyükelçi Barrack, “SDG artık birinci ortağımız değil, Suriye’de güçlü bir hükümet var ve onlarla yola devam edeceğiz” açıklamasını yaptı. Bizim Ana muhalefet hala kardeş partileri olan SDG-YPG güzellemesi peşinde… SDG-YPG ise artık tüm çıplaklığı ile ortaya çıktı ki, PKK’nın uzantısı…
Ana muhalefet liderimiz, geçtiğimiz günlerde de Hatay’da da benzer bir garabet sergiledi., “Yapılamaz, teslim edilemez, bitirilemez” diye sürekli propaganda yaptıkları, yapılanları küçümsedikleri, ellerini taşın altına koymadıkları onbir şehrin hep birlikte ayağa kalkmasını, özellikle Hatay’ın yeniden küllerinden doğmasını eleştirmek için demiş ki, “Biz bitiremezsiniz demedik, bir yılda bitiremezsiniz dedik, bakın kaç yılda bitirdiniz…”
Bununla da kalmadı, Bakan oldu olalı deprem bölgesinden çıkmayan, defalarca Hatay’da yatıp kalkan Murat Kurum’u, depremde ailesinden 12 kişiyi kara toprağa veren, deprem acılarının birinci derece mağduru ve deprem yaralarını sarmak için kendisini bölgeye vakfeden Hatay Milletvekili ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman’ı güya tenkit etti…
Deprem turisti dahi olmayan, deprem bölgesine şöyle ne olup bitiyor diye dahi gelmeyen, deprem bölgesinin ayağa kalkmasını ise hiç hazmedemeyen bir anlayış ama ne yazık ki, herkesin gözü önünde ve tarihin kayıtları içinde…
Bu durum CHP açısından çok ciddi bir bilgi, kapasite, siyaset inşası........
