Acımasız usta sendromu
Türkiye'de iyi usta bulmak artık ustalık isteyen bir iş oldu. Bulduğunuz ustanın işini düzgün yapması ise piyango. Bu kronik hâlin bir adı olmalı: Acımasız usta sendromu.
Acımasız usta sendromu adeta yeni bir mesleğin kapılarını açtı: Usta takipçiliği. Görevi, ustayı telefonla, mesajla ve rica minnet işini düzgün bir şekilde tamamlamaya ikna etmek.
Evinize bir tesisatçı çağırıyorsunuz, boyacı buluyorsunuz, elektrikçi geliyor, fayans ustasıyla anlaşıyorsunuz; iş başlıyor ama huzurunuz bitiyor. Bu andan itibaren müşteri olmaktan çıkıp ustanın peşinden koşan, telefonlarına cevap bekleyen, eksikleri takip eden, hatalarını düzeltmesini isteyen bir ricacıya dönüşüyorsunuz.
Trajikomik olan, bu tablonun artık kimseyi şaşırtmaması. İnsanlar "olur böyle" diyor. Aradığı usta telefona çıkmadığında "hepsi aynı" diye geçiştiriyor. Kimse hesap sormuyor, soramıyor. Haksızlık sıradanlaşmış durumda. İnsanlar mağdur olmayı kabullendikçe, kötü hizmet verenler kendilerini değiştirme ihtiyacı hissetmiyor.
Bugün pek çok kişi, bir ustaya ihtiyaç duyduğu andan itibaren mağduriyet endişesi taşımaya başlıyor. Bir de iş sonrası stresi var: Eksikler, arızalar veya........
