menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Rejim mühendisliği değil, düpedüz din savaşı!..

20 0
04.03.2026

NBC sunucusu, İran Dışişleri Bakanı Arakçi’ye “Amerikan üslerine neden saldırıyorsunuz?” diye soruyor. Bakanın cevabı şöyle: “Çünkü siz bizi bombalıyorsunuz!”

Mesele bu kadar basitken…

Başta iki terör devleti, ABD ve İsrail’in, İran’ın başına bomba yağdırmasını tersine algıya çevirerek, terörist Donald Trump ve haydut Binyamin Netanyahu’ya gıkını çıkaramayanları da yazacaktır tarih.

ABD ve İsrail’in koordineli saldırılarla İran’ı vurması klasik bir “askerî müdahale” değil, açık bir rejim mühendisliği girişimidir. İlk gün, “İstediğimizi aldık. İran’da yeni lideri ben seçerim” gibi absürt, saçma ve kibirli açıklamalar yapan terörist Trump’ın, Tahran’ın büyük bir kararlılıkla devam ettirdiği ve sürpriz hamlelerle hem İsrail hem de bölgedeki ABD kuklası ‘cücük’ devletlere kan kusturması karşısındaki çaresizlikle söylemini değiştirip, “Bir hafta vuracaktık ama bir ay olabilir. Olmayabilir de… Benimle görüşmek istiyorlar, bakalım..” gibi deli saçması sözlerle ‘R’ yapması her şeyi açık açık ortaya koymaktadır: Evet, İran büyük zarar görmüştür, görecektir fakat bu süreç orta ve uzun vadede İran’dan fazla terörist ABD ve haydut İsrail’in meşruiyetinin tartışılmasına neden olacaktır.   

İran’la, İrancılıkla alakası yok…

ABD, Tahran yönetimini masaya çağırdı. Onlar da geldiler. Bir anlaşma sağlandı fakat bunu kabul etmeyen Netanyahu’nun diplomasi devam ederken böyle alçakça, adice, ahlaksızca başlattığı saldırı uluslararası sistemin fiilen çöktüğünün ilanıdır.

Egemen bir devlete yönelik bu saldırı, birçok ülke tarafından açıkça uluslararası hukukun ihlali olarak nitelendirilse de terörize edilmiş dünyada bir anlam ifade etmiyor.

İsrail, tıpkı Gazze’de yaptığı gibi, Tahran’da da okul vuruyor, 100 öğrenci hayatını kaybediyor ama dünya kamuoyu İsrail’de İran bombardımanında ölen üç kişinin adaletinin peşinde.

Hiç kimse bu saçmalığa, bu alçaklığa karşı “ama hukuk”, “ama güç” palavraları ile kalkan olmaya çalışmasın!

ABD ve İsrail, afili bir kavram geliştirmiş; “önleyici saldırı doktrini”… Önleyici saldırı diyerek istedikleri ülkeyi vurabileceklerini sanıyorlar. Hangi saldırının önünü alıyorlar? Cevap yok.

Canları istediğinde güvenlik politikası dedikleri bu masal aslında, küresel ölçekte normalleştirilmiş güç kullanımının dayatılmasıdır. Küresel gücün pervasızca sergilenmesidir.

İran bahane edilerek çevrilen filmi daha önce de izlemiştik:

Irak’ta “kitle imha silahları” yalanıyla........

© Haber7