menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir medeniyet nöbetçisi: Ali Haydar Haksal

7 0
sunday

Kelimelerin haysiyetine inananlar; birbirlerini kalabalıkların uğultusunda da, aynı derdin, aynı davanın ayak izlerinde de bulurlar. Bazı insanlar vardır ki, hayatın telaşı, araya giren mesafeler yahut gündelik koşturmacalar onların varlığındaki mânâyı eksiltmez. Sık sık bir araya gelip çay içmeseniz, gün aşırı hâlleşmeseniz dahi bilirsiniz ki, aynı menzilin peşinde adım atmaktasınızdır. Yürüdüğünüz patikalar, soluduğunuz iklim ve sızısını kuşandığınız sancılar birdir.

Dünya dengini toplayıp ebedî yurduna uğurladığımız Ali Haydar Haksal Ağabey, işte böylesi derin izler bırakmış kıymetlerimizdendi. Onunla hukukumuz ve dostluğumuz, aynı gökkubbe altında, aynı medeniyet nöbetini tutmanın, aynı çileye talip olmanın hikâyesiydi.

Bizim yürüyüşümüz Büyük Doğu’dan Diriliş’e, Edebiyat dergisinden Mavera’ya uzanan o soylu nehrin yatağında şekillendi. O nehrin sularıyla arındık, derdini derdimiz bildik: Kadim coğrafyamızın dilini, ruhunu ve medeniyet tasavvurunu modernitenin çorak rüzgârlarına karşı diri tutmak...

Ali Haydar Haksal Ağabey, bu yürüyüşün öncülerinden biri olarak edebiyatı hiçbir vakit süslü bir vitrin ya da şahsî bir şöhret basamağı görmedi; yazmayı bir varoluş, adalet ve ahlâk meselesi olarak yaşadı.

Onun fikrî ve estetik mücadelesinin en muhkem kalesi hiç şüphesiz Yedi İklim oldu. 1987 yılının Mart ayında bir avuç inanmış yürekle yola çıkan, kardeşleri Müstakim ve Ahmet’le birlikte varını yoğunu vakfettiği bu dergi, matbuatın dar sınırlarını çoktan aşarak hakikî........

© Haber7