menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İnanç ve yapay zekâ ilişkisi

17 0
18.07.2026

Algoritmaların İnanç Üzerindeki Etkisi

Dijital Spektrumda Zihinsel ve İdari Paradoks

Yirmi birinci yüzyıl, insanlık tarihinin gördüğü en sessiz ama en köklü zihinsel, sosyal ve idari dönüşümlerden birine sahne olmaktadır. Bilgi teknolojilerinin, büyük veri işleme kapasitelerinin ve algoritmik sistemlerin hayatın her alanını yeniden şekillendirdiği bu siber çağda, bireylerin bilgiye erişim, süzme ve sorgulama biçimleri de radikal biçimde değişmektedir.

Coğrafi sınırların ötesine geçen bu dijital dönüşüm yalnızca ekonomik ve endüstriyel dinamikleri değil; insanın en mahrem alanlarından biri olan inançsal, felsefi ve teolojik düşünce dünyasını da etkilemektedir.

Geleneksel kitle iletişim araçlarının tek yönlü bilgi akışına dayalı yapısı zayıflarken, yapay zekâ sohbet robotları ve semantik arama motorları bireyin inanç dünyası ile bilgi kaynakları arasında yeni, çift yönlü ve interaktif bir etkileşim alanı oluşturmaktadır.

Ampirik Harita: Türkiye'deki Kullanıcı Eğilimleri

Bu dönüşümü yalnızca teorik veya soyut bir düzlemde değerlendirmek yeterli değildir. Konunun resmi veriler ve gözlemlenebilir dijital eğilimler üzerinden analiz edilmesi gerekmektedir.

T.C. Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi'nin stratejik projeksiyonları, TÜİK'in bilişim teknolojileri kullanım araştırmaları ve küresel dijital eğilim raporları birlikte değerlendirildiğinde, Türkiye'de yapay zekâ kullanımının özellikle genç kuşaklar arasında hızla yaygınlaştığı görülmektedir.

TÜİK'in 2025 yılı verilerine göre üretken yapay zekâ araçlarını en yoğun kullanan yaş grubu 9,4 ile 16-24 yaş arası genç nüfustur. Bu durum, dijital yerliler olarak tanımlanan yeni neslin bilgiye erişim yöntemlerinde köklü bir dönüşüm yaşandığını göstermektedir.

Kullanıcıların yapay zekâ sistemlerini eğitim, araştırma, içerik üretimi, yazılım geliştirme ve profesyonel iş süreçlerinde yoğun biçimde kullandıkları görülmektedir. Ancak bu görünür kullanım alanlarının yanında, sosyolojik açıdan daha derin bir başka kulvar dikkat çekmektedir: felsefi, varoluşsal ve inanç temelli sorgulamalar.

Özellikle genç kullanıcılar; kader ve özgür irade ilişkisi, din ve bilim arasındaki etkileşim, ahlakın kaynağı, vahyin mahiyeti ve kutsal metinlerin yorumlanması gibi karmaşık soruları artık yalnızca geleneksel bilgi otoritelerine değil, yapay zekâ sistemlerine de yöneltmektedir.

Bu eğilim, yapay zekânın yeni nesil açısından yalnızca teknik bir yardımcı değil, aynı zamanda düşünsel ve entelektüel bir başvuru noktası haline........

© Haber7