Modern aile, seküler eğitim ve çocuklarda kimlik krizi
Kahramanmaraş’ta bir okulumuzda yaşanan elim olay, bütün bir ülkeyi yasa boğdu: Sosyopat bir öğrenci, emniyet müdürü olan babasına ait 5 silahı alarak, okula baskın düzenledi. 8 yavrumuzu ve bir kahraman öğretmenimizi hayattan kopardı. Hayati tehlikesi devam eden 10’dan fazla yaralı çocuğumuz var.
Okullarda bu hafta yaşadığımız iki olayda sosyoekonomik ve kültürel arka planları, aile yapıları birbirinden oldukça farklı iki erkek çocuğun/gencin sebep olduğu büyük yıkımlarla karşı karşıya kaldık. Olayların Türkiye tarihinde bir benzerinin olmaması, elbette analizini de zorlaştırıyor.
Batılılaşma nedeniyle eğitimin sekülerleşmesinin ve geleneksel Müslüman aileden kopuş ve uzaklaşmanın sonuçları bunlar. Batılılaşmanın birey, aile, toplum ve devlet üzerindeki yıkıcı etkisine tanıklık ediyoruz.
Bu yazıda Batılılaşmanın okul saldırısı sonucuna ilişkin birkaç tespitimi sizlerle paylaşacağım.
OKUL SALDIRILARI OLGUSU
Her şeyden önce çağdaş dünyada okul saldırısının yaygın oluşunu tespit etmek gerekiyor. Okul saldırısı, ilkokul, ortaokul, lise veya üniversite gibi bir eğitim kurumuna yönelik ateşli silahlar kullanılarak düzenlenen bir saldırıdır. Birçok okul saldırısı, görece yüksek zayiat oranı nedeniyle katliam olarak da sınıflandırılmaktadır. Bu olay en çok, okullarla ilgili en yüksek sayıda silahlı saldırıya sahip olan Amerika Birleşik Devletleri'nde yaygındır; ancak dünyanın diğer pek çok ülkesinde de okul saldırıları meydana gelebilmektedir. Türkiye’nin gündemine de yeni girmiştir.
Araştırmalara göre, okulda silahlı saldırıların ardındaki faktörler arasında, diğer birçok psikolojik problemin yanı sıra, zorbalık, aile işlev bozukluğu, aile gözetiminin olmaması, ateşli silahlara kolay erişim ve akıl hastalığı yer alıyor. Saldırganların en önemli nedenleri arasında okul öğrencileri tarafından görülen zorbalık/zulüm/tehdit (u) ve intikam (a) yer alırken,T'ü birçok nedeni olduğunu bildirilmektedir. Geriye kalan güdüler arasında bir problemi çözme girişimi (4), intihar veya depresyon (') ve dikkat çekme veya tanınma ($) yer almaktadır.
Maraş’taki caninin yazdıklarını, okuldaki tanıkların anlattıklarını, ailesini ve birkaç hususu daha bir araya getirdiğimizde elimizdeki profil neredeyse netleşiyor. Orta sınıftan “beyaz” bir ailenin, silaha erişimi olan sosyal uyumsuz ve en önemlisi aidiyetsiz çocuğu. Dolayısıyla hiç şaşırtıcı bir profil değil, ABD’deki okul saldırılarını gerçekleştiren canilerle neredeyse aynı. Zaten bu cani de tam bir taklitçi: 9 ay önce ABD’de benzer bir okul saldırısı yapmış başka bir caniyi birebir kopyalamış.
Ebeveynlik iradesi, çocuğun erken yaşta arzularının yönetilmesi ile........
