Batı tarih mi oluyor?
Uluslararası ilişkilerde bütün normlar işlevini yitirme noktasına geldi.
Küresel düzen, güçlü ülkelerin kurduğu normlara göre yeniden şekilleniyor.
Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle birlikte liberal demokrasi, insan hakları ve hukuk kurallarına dayalı uluslararası düzen, Batı’nın liderliğinde küresel norm hâline gelmişti. Ancak 2020’lerin ortalarına geldiğimizde bu tablo hızla değişmeye başladı. Bugün otoriter rejimler ve illiberal eğilimler (liberal olmayan) sınırları aşan bir iş birliği ağı kurarak küresel düzeni yeniden şekillendiriyor.
Artık sürükleyici güç ve rüzgâr, demokratik ülkelerde değil, tam aksine otoriter ülke liderleriyle ve onlara yakın illiberal aktörlerin eline geçti. Eylül 2025’te Pekin’de Xi Jinping, Vladimir Putin ve Kim Jong-un’un yan yana durarak bütün liberal normlara meydan okuması bu olgunun en çarpıcı göstergesiydi. Bu meydan okuma sadece sembolik bir görüntü değildi. Buzdağının görünen küçük bir parçasıydı belki de.
“Action for Democracy” adlı ABD orjinli Sivil Toplum Örgütü verilerine göre 2024 yılından beri dünyadaki bütün otoriter rejimler, otoriter eğilimli hükûmetler ve aşırı sağ muhalefet partileri arasında 45 binden fazla yüksek düzeyli toplantı, medya ortaklığı ve koordinasyon ilişkisi gerçekleşmiş!
Bu etkinliklerin temel ve çekirdek aktörleri hiç şüphesiz Çin ve Rusya. Pekin, ekonomik ve teknolojik üstünlüğüyle........
