Orhan Pamuk’un Kafasındaki Pislik
Orhan Pamuk’un bir konuşmasında sarf ettiği, “Bütün Ortadoğulu erkeklerin kafalarındaki pisliklerden bende de var.” Sözü tartışmalara sebep oldu.
Bu konuşmayı bir yazarın bireysel ifadesi olarak görürsek meseleyi tam anlamamış oluruz. Her fırsatta kurulan bu ve benzeri cümleler aslında uzun süredir devam eden zihinsel bir kırılmanın dışavurumudur.
Bu söz, Tanzimat’tan bu yana süregelen ve kendi medeniyetine yabancılaşmış aydın tipinin hâlâ varlığını sürdürdüğünün somut bir göstergesidir.
Sorun Orhan Pamuk’un şahsından ibaret değildir. Asıl mesele, Batı karşısında duyulan kronik eziklik duygusudur. Kendi toplumunu, kendi kültürünü ve kendi insanını küçülttükçe Batı’dan aferin alacağını düşünen zihniyet, yüz yılı aşkın süredir Türk düşünce hayatının en sancılı meselelerinden biri olmayı sürdürmektedir.
Cemil Meriç bu tipleri “zavallı aydınlar” diye tarif ederken, Attila İlhan onları “komprador aydın” olarak tanımlar. Her iki ifade de aynı yaraya işaret eder: Kendi toplumuna yabancılaşmış, zihnen başkasının hizmetine girmiş bir aydın profiline esaslı eleştirler getirirler. İçinden çıktığı topluma nefret kustukça dışarıda kutsanan bir tipleri geçmişte çokça gördük.
Bugün de aynı manzara devam etmektedir. Batı dünyasında kabul görmek isteyen kimi kalemler, Türkiye’yi, Doğu’yu ve İslam dünyasını........
