menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

TÜRKSOY’un 2026’yı anma yılı ilân ettiği Ziya Gökalp’i hatırlamak (vefâtı 25 Ekim 1924)

3 0
24.10.2026

Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığının teklifiyle, 16 Kasım 2024 tarihinde Aşkabat'ta gerçekleştirilen TÜRKSOY Daimî Konseyi 41’inci Dönem Toplantısında, 2026 yılının ”Ziya Gökalp Anma Yılı” olarak ilân edilmesi üye ülkelerin kültür bakanları tarafından oy birliğiyle kabul edilmişti. 

Biz de çok değişik kimliği ile hayatımıza giren merhum Ziya Gökalp’i vefât yıldönümü olan 25 Ekim’de, hayatını çalkantılı bulan çoğu kimseye muhalif olarak rahmetle anmaya niyetlendik..

Öncelikle kendisinin yaşadığı zorlu dönemde; hapishane köşelerinin, sürgünde yılların, haksız eleştirilerin, maksatlı saldırıların, asılsız suçlamaların, Gökalp'i dâvâsından ve millete sevdâsından vazgeçiremediğini ifâde edelim. 

Bir de Gökalp için, "Hakikatli bir münevver, hokkayla mürekkebi beyaz sayfalarda buluşturup fikir kalıbına döken mütehassıs bir mürşit ve mütefekkir" şeklindeki tarif ışığında yeniden ele alalım istedik. 

Üstâdın ülkesi için nasıl çırpındığını, gelecek nesillere bıraktığı izdüşümlerden anlamak mümkün. Çoğu değerlerimiz olan fikir ve düşünce ehl-i üstadlarda da gördüğümüz çalkantılı hayat onda da zuhur etmiş olabilir. 

Tıpkı Cemil Meriç gibi, Necip Fâzıl Kısakürek gibi ilk dönem hayatları ile, son dönem hayatları arasındaki farklılıklar Ziya Gökalp’te de görülmüş olsa da icraatları, yaşadıkları ve öğrettiklerine bakarak ülkemize yaptığı katkıyı önemsemek hepimiz için geçerli olsa gerek. 

1876 yılında Diyarbakır/Çermik’te doğan Ziya Gökalp; şâir, yazar, sosyolog ve düşünür kimliğiyle Türk düşünce hayatının gelişiminde önemli rol oynadığı herkesçe kabûl edilen önemli bir gerçektir. 

 Dil, kültür, toplumsal yapı, kimlik ve medeniyet üzerine geliştirdiği görüşlerle Türkiye'de sosyolojinin babası ve kurucusu hükmündedir. Ziya Gökalp; “Türkleşmek, İslâmlaşmak, Muasırlaşmak” derken çağdaşlaşma ile kültürel kimliğimizin arasındaki ilişkiyi detaylıca incelemiş, Türk toplumları arasında tarihi ve kültürel bağları güçlendirecek materyalleri ele almıştır.

Bundan dolayıdır ki, TÜRKSOY 2026 yılını bütün Türk Dünyasında Ziya Gökalp yılı ilân ederek, büyük Türk düşünürü Gökalp’in eserlerinin yeniden değerlendirilmesi, fikir mirasının farklı Türk dillerinde okutulması ve özellikle genç kuşaklara tanıtılmasını öngörmüş, böylece Türk dünyasının ortak tarihine, diline, edebiyatına, sanatına ve düşünce hayatına katkıda bulunmayı amaçlamıştır. Başta TÜRKSOY genel sekreter yardımcısı Sayit Yusuf Bey olmak üzere emeği geçenleri tebrik ediyoruz.. 

Her yıl Diyarbakır salnâmelerini hazırlayan Ziya Gökalp’in babası Mehmet Tevfik Efendi oğlunu klasik İslâm metinleriyle yetiştirdi. Askerî rüşdiyede okurken babası vefât edince, amcası Hacı Hasip Efendi Ziya Gökalp’i medresede okuttu. Burada Arapça ve Farsçayı öğrendi. Henüz 16 yaşında iken Farsça şiirlerinden divân sahibi olabilecek seviyeye gelmişti.

1891’de Fransızca öğrendi. Diyarbakır’da Fransızca yayınları takip ederken 1895’te Fransızca yazdığı şarkı Paris sokaklarında okunuyordu.........

© Haber7