menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Her Şey Tanzimat’la başladı ve çocuklarımız bu hale geldi

16 0
22.04.2026

Haber sitelerinde, gazetelerde, sosyal medyada ve diğer medya organlarında ellerinin altındaki tuşların tıkırtılı büyüsüne kendini kaptıran birçok yazarımız Kahramanmaraş ve Siverek’te yaşadığımız okul baskınlarının acılarını analiz etmeye, anlamaya ve anlamlandırmaya çalışıyorlar.

Üzülüyorum çünkü bu elim olayların kökenine inme konusunda “zülfüyare” dokunma kaygısından mıdır, yoksa başka sebepler mi var bilemiyorum, “bu olayların aslı şudur” demiyor, diyemiyoruz.

Hani Mevlâna Hazretleri Mesnevi’sinde anlatır ya, Hintliler karanlık bir ahıra bir fil getirirler.

Sonra birkaç görme özürlü şahsı da fili incelemeleri için ahıra alırlar.

Görme özürlülerden biri filin hortumunu yakalar ve bu mahlukun yılan gibi bir şey olduğunu söyler, bir diğeri filin bacağını tutar onun da ağaç veya direk olduğunu ifade eder.

Kulağını tutan biri, yelpaze; sırtını tutan tahta, kuyruğunu tutan da halat olarak fili tarif ederler.

Her görme özürlü şahıs filin sadece dokunduğu yerini bildiği için, bütünü tarif edemezler.

Şimdi bu konuyu yazanlarımız ve konuşanlarımız da gerçeğin çevresinde dolaşıyor, “aile” falan diyor ama, asıl sebebi ıskalayıp geçiyorlar.

Halbuki bizim gibi insanlar, samimice, dürüstçe ve hiçbir art niyet taşımadan, yönetenlerimize evvela şu kıssada anlatılanı hatırlatmalı ve sözümüze öyle başlamalı değil miyiz?

Halife Hz. Ömer bir gün hutbedeyken mescitte kendisini dinleyen Müslümanlara dönerek:

“Ben Doğru Yoldan, Hak olandan, ayrılırsam ne yaparsınız?" diye sorar.

Bu soruya karşılık olarak mescid içinden, bazı rivayetlerde Hz. Ali ya da Abdullah İbni Mesud olduğu dile getirilen cesur bir ses yükselir ve:

“Seni kılıcımızla doğrultup, düzeltiriz ya Ömer” demiş.

Hz. Ömer Halife ve o toplumun yöneticisi olarak bu cevaba şükrederek, kendisini uyaracak bir cemaate sahip olduğuiçin Allah'a hamd etmiştir.

HER ŞEY TANZİMATLA BAŞLADI ve DAHA SONRA CUMHURİYETLE ANNENİN EVDEN KOPARILMASIYLA DEVAM EDİYOR

3 Kasım 1839 yılında, Sultan Abdülmecit döneminde; Batı yanlısı olan, aralıklı olarak Londra ve Paris'te yaklaşık on yıl büyükelçilik yapan, koca lakabıyla anılan, Sadrazam Mustafa Reşit Paşa tarafından Gülhane Parkı’nda........

© Haber7