Pentagon’da teolojik deprem kabinede temizlik
Soykırımcı İsrail’in tahrikleriyle başlayan İran savaşı, Amerikan uçaklarının düşürülmesi ve ABD Başkanı Donald Trump’ın enerji altyapısını vurma tehditleriyle tüm şiddetiyle devam ediyor.
Trump’ın çelişkili mesajları, artan sivil kayıplar ve dünya ekonomisini sarsan Hürmüz kriziyle savaşın maliyeti giderek ağırlaşırken, Pentagon’da komutanların tasfiye edilmesi Amerika’da deprem etkisi oluşturdu.
Savaşın tam ortasında, hem de kara operasyonlarının başlaması beklenen bir süreçte üç önemli komutanı gece yarısı operasyonuyla emekliye sevk eden isim ise Trump kabinesinin en tartışmalı ismi olan Savunma Bakanı Pete Hegseth.
İran savaşının en sert aşamasında yaşanan bu tasfiyeler, bir “emir-komuta zinciri” krizine işaret ediyor.
ABD Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Randy George’un yanı sıra Kara Kuvvetleri Eğitim ve Dönüşüm Komutanı General David Hodne ve Kara Kuvvetleri Manevi Destek Komutanı Tümgeneral William Green Jr.’ın görevden alınma nedenlerinin Hegseth’le yaşadıkları anlaşmazlık olduğu ifade ediliyor.
Hegseth’in en kritik komutanları birer birer görevden alması, aslında Amerikan askeri aklının “kara savaşı” konusundaki son direnç noktalarını kırma girişimi olarak değerlendiriliyor.
Pentagon’un deneyimli generallerinin, İran’ın coğrafi derinliği ve asimetrik gücü karşısında kara harekatının Amerikan ordusu için riskleri konusunda Trump yönetimini defalarca uyardığı belirtiliyor.
Amerikan medyasına yansıyan diğer gerekçelerin ise Joe Biden döneminde atanan, Irak ve Afganistan gibi savaş bölgelerinde görev yapmış tecrübeli Orgeneral George ile Bakan Hegseth arasındaki devam eden gerilimin olduğu ifade ediliyor.
Özellikle Hegseth’in beyaz üstünlükçü reflekslerle iki siyahi ve iki de kadın komutanın görevde yükselmelerini engelleme girişiminin bardağı taşıran son damla olduğu ileri sürülüyor.
Askeri stratejiden ziyade evanjelik saplantıları, Hristiyan milliyetçiliği ve bizzat kendi yazdığı “Amerikan Haçlı Seferi” kitabındaki karanlık manifestosuyla Pentagon’un genetiğini değiştiren Hegseth’in bu hamlesi yoğun tartışmalara neden oldu.
Çünkü Hegseth’in vücudundaki dövmelerle, Hristiyan milliyetçiliği sembolleri, aşırı sağ ikonografisi ve Orta Çağ Haçlı imgelerinden oluşan militan bir dünya görüşünün adeta canlı haritası durumunda.
Hegseth, göreve geldiğinden beri ideolojik yaklaşımlarla Genelkurmay Başkanı C.Q. Brown’dan Deniz Kuvvetleri Komutanı Lisa Franchetti’ye kadar tecrübesiyle öne çıkan onlarca ismi tırpanladı.
Pentagon’da Liyakat Değil Biat Devri
Savaş tecrübesi olan, teknik uzmanlığı yüksek profesyonel komutanları tasfiye eden Hegseth, bu isimlerin yerlerine sadece “emret komutanım” diyen ideolojik sadıkları yerleştiriyor.
Sosyal medya manipülasyonlarının kirli ismi Laura Loomer’in süreci önceden işaret etmesi ise kararın askeri değil, politik bir zeminde şekillendiğini gösteriyor.
Teolojik motivasyonla hareket eden Hegseth için İran savaşı, stratejik bir adımdan öte kutsal olarak gördüğü “Armagedon” için bir hazırlık evresi.
Kara savaşının risklerine dikkat çeken, askerlerin can güvenliğini ve operasyonel sürdürülebilirliği savunan generallerin kapı dışarı edilmesi, Pentagon’un stratejik aklın değil teolojik saplantıların esiri olduğunu gösteriyor.
Bu arada ordunun içindeki seküler yapıyı “İsa’nın askerleri” retoriğiyle parçalayan Hegseth, sadece komuta zincirini değil, Pentagon’un kurumsal yapısını ve tüm dengelerini tahrip ediyor.
Pentagon içerisinde liyakatten öte ideolojik sadakati vurgulayan........
